19 Kasım 2017 Pazar

Bu Bizim Hikayemiz - Ashley Elston



Her şey River Burnunda avlanan beş zengin veletten biri olan Grant ın, hepsinin kullandığı bir silahla vurulmuş olarak arkadaşları tarafından bulunmasıyla başlıyor. Kimin vurduğu belli değil, silahta ise ölen arkadaşları da dahil hepsinin parmak izi var. Baş savcı River Burnu olayını sessizce halletmek niyetinde çünkü bu çocukların aileleri güçlü insanlar. Aynı zamanda ölen Grant ın ailesi de bir o kadar güçlü. Bildiğiniz "aşşağı tükürsem sakal, yukarı tükirsem bıyık" hesabı. Savcı, ne dostu küstürmek, ne de kuzuyu kestirmek istiyor. Bu nedenle en yaşlı savcı yardımcısına davayı devrediyor. Biz dava sürecini, başrol kızımız olan Kate in savcı yardımcısının yanında staj yapmasıyla onun gözlerinden okuyoruz. Dosyanın ayrıntılarını, alınan ifadeleri,ipuçlarını onunla birlikte öğreniyoruz.River Burnu veletleri okullarından kovuldukları için, başrol kızımızın lisesine transfer olunca işler ilginçleşiyor. Dahası öğreniyoruz ki, Kate aslında potansiyel şüpheli çocuklardan o kadar da bağımsız değilmiş. Ara ara River Burnu veletlerinden birinin gözünden, kim olduğunu bilmeden yaşadıklarını ve düşüncelerini okuyoruz. Kate in en çok guvendiği ve emin olduğu şeyler bir bir dökülmeye başladığında, bildiğini düşündüğü hiçbir şeyin güvenilirliği kalmıyor.





İlk çıktığından beri almak için sabırsızlanıyordum.  İndirime girince hemen aldım. Olay örgüsü öyle iyi işlenmiş ki, adrenalin duygusu bir türlü dinmiyor. Okurken elimden birakamadım.Öyle sürükleyici bir kitaptı ki... Bir akşam başladım, bıraktığımda 180 deydim. Karakterleri sevdim ve mahkeme süreciyle neler olduğunu bizim de karakterlerle öğreniyor olmamız çok hoşuma gitti. Bir ara dayanamayıp katil kim diye kitabın sonuna bakmak istedim ama zor tuttum kendimi. En çokta ara ara River Burnu veletlerinden birinin gözünden anlatiliyor ya, o kim çok merak ediyorum. Tahminim var ama muhtemelen yazar ters köşe yapacak, diye düşünerek Shep katil çıkarsa kafayı yerim diye düşündüm.Söylenecek çok fazla şey var ama spoiler vermek istemiyorum. Zaten kitap tanıtımlarını ilk 100 sayfayı okuyup yazıyorum, spoiler vermediğimi garanti etmek için. Ertasi akşam devam ettim ve saat  01.45 kitabı bitirdim. Müthişti. Yılın favorileri arasında yerini aldı. Oku oku da bu ay da indirimde. (12.90 fiyatı)






15 Kasım 2017 Çarşamba

Antabus - Seray Şahiner





Antabus kitabını almam biraz maceralı oldu ama bundan daha sonra bloğumda bahsedeceğim. Antabus kitabinı, Aslı Erdoğan in Kabuk Adam kitabıyla beraber yanımda taşıyorum. Bu sıralar göçebe gibi yaşamak zorunda olduğumdan mütevellit, ince kitaplar olması hasebiyle okumak kolay olur diye düşündüm. Biraz vaktim vardı Antabus a başladim. Seray Şahiner den okuduğum ilk kitap. Dili akıcı ve esprili. Kitabın daha dramatik olduğunu düşündüğüm için erteliyordum. Lakin yaşamdan soğuduğu için, hiçbir aciyi artık ciddiye alamaz duruma gelmiş bir kadının ağzından acıtasyon yapmadan dinliyoruz hikâyesini.  Seray Şahiner in yazımını sevdim. Diğer kitaplarını da alacağım inşallah.

Konumuzdan kısaca bahsedecek olursak;
Çocuğuyla intihar eden genç bir kadın... Herhangi bir gazetede gorebileceğimiz üçüncü sayfa haberlerinden yalnızca biri.
Bu spoiler değil. Kitap bir intihar haberiyle başlıyor. Leyla İstanbul'a gelirken tek istediği televizyonda gördüğü Haydarpaşa garını görmekti. İstanbul'a gelişinden itibaren başına gelen acı olayların hiçbirinde sevdiklerinden ve ailesinden destek görmüyor. Onun hikayesi aslında anlatılmamış pek çok hikayeden biri sadece. Kitapta, görmezden gelinen gerçekler acı acı gülüyor yüzümüze. Kadının toplumdaki yeri, ikinci sınıf insan muamelesi görmesi, insanlara yapılan zulmü görüp ''cık cık''layarak vicdanımızı nasıl rahatlattığımızı hatırlatıyor. Şahit olduğumuz acıları nasıl görmezden geldiğimizi en acı şekilde gözler önüne seriyor kitap. Zaten kitap kısacık. Daha fazla anlatmaya gerek yok.


14 Kasım 2017 Salı

Gekkan Shoju Nazaki-kun (Anime)



Bu anime başka anime.

22 bölümlük bir anime olup, 6 tane de special bölümü olan -ki special bölümler ikişer dakika- bu animemiz beni kırdı geçirdi. Öyle ahım şahım bir konusu yok, finali de eh işte ama o karakterler gecenin bir yarısı kahkahalar atmama sebep oldu.



Konumuza gelirsek:
Liseli kızımız(üstteki) sevdiği çocuğa duygularını itiraf edecekken, heyecandan "senin büyük bir hayranınım" diyince, oğlumuz hemen bir imza atıp verir kızımıza. Meğer oğlumuz bir mangakadır(manga yazarı) ve kızın bu sebeple hayranı olduğunu düşünür. Kızınızı evine davet eder ve manga çizimleri içi asistanlık yapmasını ister. 



İşler buraya kadar normal ama oğlumuz(üstte böcek öldüren şahıs) öyle bir odun ki, tek düşündüğü şey mangasındaki karakterler. İşi ilginç kılan ise her bölümde çoğalmaya başlayan yan karakterler.






Yakışıklı ve şımarık olduğu kadar utangaç bir playboy çakması,





Erkek Fatma diyebileceğimiz, patavatsız bir sınıf arkadaşı,




Erkekleri kıskandıracak kadar yakışıklı tiyatro kulübü üyesi bir KIZ, (mareşal gibi giyinmiş olan)




Yakışıklı kızımızla başedebilen yegane kişi olan tiyatro kulübü başkanı, (Yanda klüp başkanı ve yakışıklı kızımız) -bu ikiliye bayılıyorum-






Tamamen ilgili ve neredeyse ilgisiz editörler sizi gülme krizine sokacak.
Romantizm adına pek birşey beklemeyin ama eminim çok eğleneceksiniz. Her karakteri ayrı ayrı sevdim. Eğleneceğinize garanti veririm.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...