19 Nisan 2021 Pazartesi

Birbirinden Güzel Çocuk Kitapları (Alışveriş ve Yorum)



Öncelikle üzücü bir haberle başlıyorum. Ailecek Korona olduk. Çok sıkı tedbirler aldığımız halde sonunda bize de bulaştı. Cumartesi test yaptırdık. Pazar günü hemen ilaçlarımız geldi. Şuan kendimi biraz iyi hissediyorum. O nedenle blogda bir güncelleme yapayım dedim. Hastalık hakkında yaşadıklarımızı not alıyorum. İnşallah iyileştikten sonra düzenleyip yayınlayacağım. Bu hastalık bir gün hepimize bulaşacağı için bir ön bilgilendirme olur diye düşündüm. Bulaşıcılığın arttığını haberlerden duymak kolay. Ama buna şahit olmak şok edici. 

Şimdilik aldığım çocuk kitaplarının bir kısmını paylaşacağım. Çünkü henüz hepsini okuyup yorumlamadım. Klasiklerin çocuklar için olan kitaplarından aldım beş tane. Bu seri öyle geniş ki! Beğenirsem seriyi almaya devam edeceğim. Birinci sınıfa giden yeğenim için biraz kalınlar. Ama ikinci sınıfta okuyabilir muhtemelen. Ya da şimdiden ben onlara okumaya başlarım.




Minik bir penguen olan Paytak, kuş yavrusu olan iki arkadaşı ile oynamayı çok seviyor. Bir gün onları uçma dersleri alırken görünce kendisi de uçmak istiyor. Başarısız denemelerinin ardından arkadaşları yardımıyla uçmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimliyor. Pek hoşuna gitmiyor uçmak. Bu sırada vardıkları Penguen Adasında kendisi gibi penguenleri görüp, penguen olmanın eğlenceli yanlarını keşfediyor. Çok tatlı resimleri var. Çocuklarla resimleri yorumlayıp seslendirmek eğlenceliydi. İki yaşındaki yeğenim bile resimlerini sevdi.



Dinozor meraklısı yeğenim için aldım tabi.

13 Nisan 2021 Salı

Oradan Buradan Kitap Alışverişi

Çocukluğun Soğuk Geceleri

Yeni kitap alışverişi ile geldim. 😂 Kardeşimin sponsorluğuyla yeğenlerime ayda-iki ayda bir kitap alışverişi yapma kararı alınca ben de bunu fırsat bilip araya bir kaç kitap sokuşturuyorum. Bir önceki kitap alışverişinde aldığım Kalanlar kitabıyla Tezer Özlü ile tanışmıştım.(Kalanlar - Tezer Özlü) Kasvetli havası ve dağınık düşünceleri ile ilgimi çekmişti yazar. Yorumlardaki tavsiyeler üzerine Çocukluğun Soğuk Geceleri kitabını aldım. 

Sevgili Gül Akça , yazarın bir başka kitabının tanıtımını yapmıştı yakın zamanda. Ben de yorum olarak yazarla tanışmak istediğimi ama hangi kitabı alacağım konusunda kararsız kaldığımı söylemiştim. Sağ olsun bana bir kaç kitabını önerdi ve ben de onun önerisini dikkate alarak bu kitabı aldım. Bu sene yeni yazarlarla tanışma senem olacak sanırım. 

5 Nisan 2021 Pazartesi

Kelime Oyunu 18 (Ruhumuz Ölüyor)

Haftalar sonra Kelime Oyununa geri döndüm. Bu hafta biraz karamsar bir yazı oldu.  Hayat hep güllük gülistanlık değil. Aslına bakarsanız bu haftaya özel şahsi olarak yaşadığım bir durum yok ortada. İnsanların masum görünen maskelerinden ve samimiyetsizliklerinden her zaman yakınmışımdır zaten. :) 

Mükemmel olduğumu düşünmüyorum ama gösteriş meraklısı olan ve tüm spot ışıklarını üzerinde toplama çabasıyla yaşayan biri olmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. İnsanlar beni yoruyor. ''Ben daha iyisini yaptım, daha çok biliyorum ve daha çok acı çektim''ciler beni tüketiyor. Daha doğrusu müsaade etsem tüketecekler. Ama etrafıma çektiğim sınırlarımı biliyor ve onları elimden geldiğince korumaya çalışıyorum. Bu nedenle ki aşırı sosyal olan insanlara hayranım. Bu denli güçlü bir zihne sahip olmak takdir edilesi. Belki de bu konuda ben gereksiz titizlik yapıyorum. Bu da beni daha sosyal olmaktan alıkoyuyor. Sosyalleşme konusunda bir sıkıntım yok ama yaşadığım çizgide kuru kalabalıklar istemiyorum. Kendimi tanıyorum ve bu haliyle seviyorum. 

Neyse konu neden bu kadar dağıldı ki! Halbuki sadece bu haftaki yazımın neden karamsar olduğundan kısaca bahsedecektim. :) Mesele şu ki, yazının ikinci cümlesi son bir kaç gündür zihnimde dönüp duruyor. İçimizde karanlık bir taraf olması değil sorun olan. Sorun olan herkesin kurbanı oynaması. Kelime Oyununu bu konu üzerinden yazayım dedim. 

 Bu haftanın kelimeleri sevgili Sessiz Gemi'den; (Güneş, Soğuk, Zaman, His, Yaratık)



RUHUMUZ ÖLÜYOR

3 Nisan 2021 Cumartesi

Kingdom (Dizi Tanıtım ve Yorum)


Aslında Ağaç Ev Sohbetlerini yazacaktım ama konu ütopyadan fantastiğe dönünce taslakta bırakmaya karar verdim. Diziyi izleyeli ve yorumunu hazırlayalı bir aydan fazla oldu.  Altışar bölümden iki sezon olan dizimiz, bol zombili tarihi bir Kore dizisi. Kralın genç ve hamile yeni eşi  ve onun akrabaları yönetime geçmek için tüm oyunları oynarken kral hastalanır ve su çiçeği olduğu ileri sürülerek kimse ile görüşmesine müsaade edilmez. Veliaht Prens de buna dahil. Halk arasında ayaklanma sinyalleri baş gösterince Prens, babasını görmek için gizlice kaldığı saraya girer. Tek karşılaştığı ise bir perdenin ardından gördüğü tuhaf ve ürkütücü sesler çıkaran bir canavar olur. Tabi ki yeni kraliçe ve erkanı anında olaya müdahale edip, Prensi tehditvari bir tavırla dışarı çıkarırlar.

Adı duyulmuş bir doktorun gizlice kralla görüştüğünü öğrenen prens, korumasıyla birlikte kimseye haber vermeden doktoru bulmak için düşer yollara. Peşinden gelen kraliçenin adamlarından habersizdir. Doktor ise Kralı tedavi etmeye çalışırken yaralanan ve ölen yardımcısıyla çalıştığı hastaneye döner. Ölüleri zombiye çeviren virüsü de beraberinde getirir. Hastanede işler karışır ve ortalık savaş alanına döner. Doktoru aramaya gelen Veliaht Prens ve koruması  doktorun yerinde sürüyle ceset bulunca, Valilik; suçluyu yakalama derdine düşer. Cesetleri bulundukları yerden çıkarmanın bedelinden ise henüz haberleri yoktur. Böylece salgın baş gösterir. (İlk 1,5 bölüm)

Bir Veliaht, bir koruma, bir doktor, ödlek bir vali ve savaşmak konusunda yetenekli gizemli bir adam. Bir yandan salgının yayılmasına engel olmaya çalışırken, bir yandan saray oyunlarıyla uğraşacaklar.

29 Mart 2021 Pazartesi

Öncü Bilim İnsanları; Uluğ Bey ve İbn-i Batuta (Tanıtım ve Yorum)

Ömer'le Bir Kutu Macera - Uluğ Bey

Bu kez Ömer babasıyla bir gökbilim merkezine gidiyor. Heyecan dolu bu gezinin ardından eve döndüğünde bu kez kendini Hükümdar Timur un torunu olan Uluğ Bey'in diyarında buluyor. 

Çocuk yaştan itibaren çok iyi eğitim alan Uluğ Bey küçüklüğünden beri matematiğe büyük bir ilgi besliyormuş. Kendisi matematikçi, gök bilimci ve devlet başkanıymış. 16 yaşında Maveraünnehir bölgesinin yönetimine atanmış ve onun döneminde bilim ve sanat en iyi dönemlerini yaşamış. Yaptığı Rasathane ve bir araya getirdiği bilim adamlarıyla sonraki yıllarda -buna Avrupa'da yapılan ilk rasathane de dahil- pek çok rasathaneye model olmuş. 

Rasathanelerde kullanılan Suds-i Fahri ve Rub-u Daire (Duvar Kadranı) gibi aletler Uluğ Bey tarafından icat edilmiş. Aletlerin ne olduğunu araştırırken Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün bastığı bir tarih kitabında şu bilgilere rastladım;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...