18 Ocak 2021 Pazartesi

Vahşi Başlangıçlar - Shaun David Hutchinson (Tanıtım ve Yorum)

 

Kitabın konusu arka kapakta çok güzel anlatılmış. Direkt alıntı yapıyorum;

''Kirby Matheson’ın arabasından çıkması, okul arazisini geçmesi, spor salonuna girmesi, ateş açması ve altı kişiyi öldürüp beş kişiyi yaralaması sadece yirmi iki dakika sürmüştü. Ancak okuyacağınız bu kitap, yaşanan silahlı saldırının hikâyesi değil. Akıllardan çıkmayacak o günün anbean tekrar canlandırılması hiç değil.
Bu, arkadaşları olan, kitap okumayı seven, bandoda saksafon çalan ve daha önce başını belaya sokmamış on altı yaşındaki bir gencin, okula dolu bir silahla gelerek sınıf arkadaşlarına ateş açabilecek bir canavar hâline gelme hikâyesi. Her bölümde başka bir kurbanın bakış açısından, Kirby’nin kim olduğu ve kime dönüştüğüne dair yapbozun parçaları adım adım birleşiyor. Bazı anılar sevgi dolu, bazıları oldukça karanlık; bazıları ise alakasız görünen kavgalar, ilk öpücükler ya da partilerle ilgili.
Bütün kapıların ardında ise kaçınılmaz son sizleri bekliyor.''



İlk hikayede dokuz yaşında bir kız doğum gününde olanları anlatıyor. Bir bölüm sonra Kirby nin okulu basıp bir çok kişiyi öldürüp,  yaralayıp, intihar ettiği bölümü başka birinin gözünden okuyoruz. Bu karakterimiz Teddy ve yıllar önce kiloları sebebiyle zorbalığa uğradığı yaz kampında Kirby tarafından pek çok kez kurtarılmış biri. Olaydan sonra geçmişte tanıdığı Kirby ile anılarını hatırlıyor ve çevresinden gelen onu tanıdığında  böyle bir potansiyele sahip miydi, sorularıyla boğuşuyor.
Gerçekten öyle miydi?

15 Ocak 2021 Cuma

Kelime Oyunu 7 (Nefes Alsın)




Bu haftaki Kelime Oyunu için,  'çoraplarım ıslanmalı yağmurda' ile başlayan yazım serüvenime biraz dramatik bir başlangıç yaptım. Sonrasında yolu biraz değiştirerek bu tür karanlık bir ruh halinde iken yapabileceğim, bana güç vereceğini düşündüğüm, ayağa kalkmamı sağlayacak ve ruhuma nefes aldıracak yollara yöneldim.

Şiirlerini çok sevdiğim bir arkadaşım ''yazdıklarınla geceyi, hüznü, yalnızlığı bile sevdiriyorsun'' demişti. O kadar hoşuma gitmişti ki... Öyle olduğunu düşünmek isterim elbette. Ama bunu iddia edecek kadar cürretkar değilim. Eğer ki yazdıklarımda öyle bir tat varsa bunun sebebi,  her zaman güçlü olmam gerektiğini düşünmüyor olmam. Bana göre, acıyı hissetmeli, yasını tutmalı, tüm kapılarını kapatmalı, yanmalı ve küllerinden yeniden doğmalı insan. (Tabii bu durumu çok fazla uzatıp kendine eziyet etmemek şartıyla.)  Çünkü reddedilen ve görmezden gelinen duygular bir süre sonra içimizde çürümeye başlıyor. Onlardan ve bıraktıkları kokunun ve korkunun etkilerinden kurtulmak daha da zorlaşıyor.

Neyse konuyu daha fazla uzatmadan bu haftaki kelime oyunumuza geçelim. Deeptone un moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz Kelime Oyunu için bu haftaki kelimeleri MUKEMMELIS verdi. Kelimelerimiz; kırmızı elma, şemsiye, gömlek, ayna, fotoğraf.

Bu şiirimin, bir önceki kelime oyunu için yazdığım şiir ile zaman dilimi bakımından benzer olduğunu yeni fark ettim. Tekrara düşmüşüm. :) Siz görmezden gelin. 😊

Keyifle okuyun ve umarım beğenirsiniz.



11 Ocak 2021 Pazartesi

2020'de İzlediklerim ve Favori Kitaplar

 

2020 de okuduklarım; yanlış saymadıysam 61 taneydi. Hedefimi biraz yüksek tutmuştum. 100 tane okurum diye düşünüyordum. Gelin görün ki, çuvalladım tabiki. Aslında yıla iyi başlamıştım İlkbahar döneminde yaklaşık iki ayda 25-30 kitap okuyarak kendimi aşmıştım. Ama bilin bakalım sonrasında ne oldu? Uzuun bir okuyamama dönemine girdim. Kendimi Kshow a verdim. Zaten son bir kaç senedir Law of the Jungle programına sardım. Başından itibaren bulabildiğim her bölümü ingilizce altyazı şeklinde izledim. Aslında yabancı dil bakımından bayağı faydasını gördüm. Kısaca konusu;


İsminden de anlaşıldığı gibi vahşi doğada hayatta kalma konulu olan bu program Güney Kore yapımı. (Yarışma programı değil.) Başlarında tecrübeli bir bireyle birlikte  ünlülerden, sporculardan, oyunculardan, şarkıcılardan, komedyenlerden bir grup ile dünyanın pek çok yerine gidiyorlar. Her grubun gezisi ortalama 5-6 bölüm sürüyor, sonrasında da konuklar değişiyor. Beraber denizde balık avlıyorlar, ağaçlara tırmanıp meyve topluyorlar - özellikle hindistan cevizi -, gece uyumak için yer inşa ediyorlar. Yeri geliyor yılan yakalıyorlar.Yeri geliyor komodo ejderlerinden veya fillerden korunmak zorunda kalıyorlar. Bazen yerlilerle görüşüyorlar, bazen denizin ortasında kalıyorlar. 2011 in sonlarına doğru yayınlanmaya başlamış. Yani dokuz seneden uzun süredir devam ediyor.
---

Buna ekstra olarak Produce serilerini izledim. İ-land ve Good Girl programlarını izledim. Good Girl programındaki Witch, Dont Cry ve Mermaid şarkıları ve sahneleri çok iyiydi. Bir göz atın derim.

---

Master in the House (All The Butlers)

Sonrasında bir şekilde Master in the House a başladım ve gece gece gülme krizlerinden nefesim kesilmeye işte o zaman başladı.  Böyle zorlu bir dönemde çok iyi geldi. Konusu;

Programın daimi üyesi dört kişi, her iki bölümde bir yeni birinin misafiri(çırağı) oluyorlar. İki gün bir gece boyunca onun hayatına uyum sağlamaya çalışıyorlar. Mesela sporcuysa onunla antrenman yapmaya çalışıyorlar gibi düşünün. Eski rockçılardan, dünya şampiyonu olmuş sporculara, holding sahiplerinden, şarkıcılara, aşçılara kadar pek çok farklı meslek sahibinin konuk olduğu bu programda daimi üyelerin ufak tefek şeyler için oynadıkları ufak oyunlar çok komikti. Bir komedyen, komik olmayı beceremeyen bir aktör, askerden yeni dönmüş bir şarkıcı ve bir kpop grup üyesi... İşte şimdi kahkaha geliyorum diyor.

---

 Get Organized with The Home Edit 

Tam benlik bir programdı. Düzenleme şirketi sahibi iki kadın ve çalışanları ünlü ve ünlü olmayan kişilerin başvuruları doğrultusunda evlerine gidip istedikleri odayı organize ediyorlar. İzlerken çok eğlendim.

---

Dizilere geçelim mi o halde?

8 Ocak 2021 Cuma

Blogları Canlandırma Projesi




Merhaba bloggerlar! Bloglarını güncel tutmak isteyen ancak yazmaya üşenenler! "Ben öyle sıkıya gelemem. Kurallar beni boğar." diyen özgür ruhlar!

Tam size göre bir etkinlikle geldik.

Birkaç blogger arkadaşla blogları hareketlendirmek için bir etkinlik yapma kararı aldık.  Bu etkinlik için her ay BCP (Blogları Canlandırma Projesi) grubu olarak bir tema belirliyoruz. O ay sonuna kadar temaya uygun olan bir  kitap okuyabilir veya film, dizi izleyebilirsiniz. İsterseniz hem kitap okuyup hem de dizi, film izleyebilirsiniz. Bu size kalmış. 

O ayın temasına uygun okuyup izlediklerimizin yorumlarını ayın sonunda yayınlayacağız.

Her ayın başında o ayın konusu hatırlatılacak. O ayki etkinliğe katılmak isteyenler bu etkinlik kapsamında yazılan yazıların  linklerini yorum olarak bırakabilir. Linkler ay sonunda yayınlanacak yazıya eklenecek ve diğer katılımcıların tema için okuyup izlediklerine toplu olarak ulaşabileceksiniz. 

Katılmak isterseniz, yorum olarak katılacağını yazabilirsiniz ve etkinlik hakkında merak ettikleriniz varsa sorabilirsiniz. Bu sayede blog trafiğiniz arttığı gibi yeni blogları ve temaya uygun bilmediğiniz film-dizi-kitapları keşfedebilirsiniz..

Gelelim seçtiğimiz ilk temaya:

7 Ocak 2021 Perşembe

Kelime Oyunu 6 (Konuştuğumuz Gibi)


Taslaklarda bekleyen bir etkinlik duyurusu, iki kitap yorumu ve bir 2020 raporu dururken bilin bakalım ben ne yazısıyla geldim? Başlıktan da anlaşılacağı gibi Kelime Oyunu ile. :) 

Sessizce yayınlanmayı bekleyen Çıplak Sırlar ve Çıplak Gerçekler kitaplarının yorumlarını düzenleyip yayınlamaya üşendiğim için serinin üçüncü kitabına başlayamadım. Yazıları düzenlemeden seriye devam edersem sonrasında yazıyı yazarken spoiler kaçırabilirim diye düşünüyorum.Bu nedenle devam edemiyorum. Çıkmaz sokaktayım. Silkelenip geri dönmem gerek. 

Sevgili Deep Tone nun yönetiminde düzenlenen Kelime Oyununun bu haftaki kelimelerini Momentos belirledi. (Belirlenen kelimelerle hikaye, şiir, deneme, ne dilerseniz yazabilirsiniz.)

Kelimelerimiz; Kelepçe, ıslık, bisküvi, serçe, mucize

Bu benim ikinci katılışım. Kelimeleri görünce bisküvi kelimesinin beni zorlayacağını düşünmüştüm. Gelin görün ki, kelepçede tıkandım. :) Ne kadar toparlayabildim bilmiyorum. Daha uzun ve daha iyi olabilir. Ama bunun için daha fazla zamana ihtiyacım var ve ben daha fazla oyalanmak istemedim.Öyle güzel hikayeler çıkmış ki, yayınlayıp yayınlamama konusunda tereddüt ettiğimi itiraf edebilirim. Oyuna katılmasanız bile hikayeleri mutlaka okuyun. Çok seveceğinize eminim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...