"Sevdiğiniz bir ya da birkaç atasözünü ve neden o sözü sevdiğinizi paylaşır mısınız? Aklınıza gelirse bir de ilgili anı patlatırsanız tadından yenmez :D"
Konuyu çok sevdim. Ailemizde çok fazla kendimize uyarladığımız deyim ve atasözleri var diye düşünüyordum. Ama pek aklıma gelmedi şuan. :) Aslında annemin, dedemin, ananemin kullandığı farklı deyim ve atasözlerini not aldığımız bir defter var. Ama bulup çıkarmaya üşendim. Şimdilik aklıma gelen bir kaç tanesini yazmakla yetineceğim.
İrehmetlik Zöhre Gibi; Hesap sormaya hazır bir vaziyette bulunmak. Sanırım eskiden memlekette yaşayan Zühre isimli birine atıfta bulunuluyor. İşler ciddileştiğinden elini beline koyar, hesap sormaya hazır bir şekilde beklermiş.
Muhtarı çağırayım mı?; Yemekler yenip, muhabbetler edilmiş, sıra sofrayı toplamaya geldiğinde kimsenin harekete geçmeye niyet etmediği durumlar için kullanıyoruz. Siz oturun da muhtar gelsin toplasın anlamında. Nereden çıktığına dair bir fikrim yok.
Ben gittim ki, dövüş az kalmıştı; Olayın sonuna yetişmek. Yine memleketten bir teyzemizin köyde çıkan kavgaya şahitlik etmesi için çağırıldığında, hakime verdiği cevap. (Ben gittim ki dööş az galmıştı hakim bey.)
İğnem başımda; Hazır olmak. Dört ay önce vefat eden dedem çok söylerdi. Bize de ondan kaldı. ''Terziye sormuşlar hazır mısın diye. İğnem başımda demiş.''
Irgalanmış Kız; annemin başarılı ve zeki bulduğu kişilere söylediği söz. Mesela Harry Potter izlerken Hermione için çok sık kullanıyor. :)
Bıngıllarımda hissediyorum; bu terimi yeni yeni kullanıyoruz. Geçen yaz yeğenlerimle Pokemon Dedektifi Pikachu filmini izlemiştik. Özellikle erkek yeğenim pikachunun kullandığı bu sözü çok sevdi. Ona göre bıngıllar pikachunun yanaklarındaki kırmızı noktalarmış. :) Gerçekten emin olduğumuz bir konu hakkında konuşurken kullanılıyor bizde.








