Romantik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Romantik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2023 Çarşamba

(BCP Nisan) Uğultulu Tepeler - Emily Bronte (Kitap Tanıtım ve Yorum)

 

BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında iki yılı arkamızda bıraktık. Bu yıl da etkinliğimize devam ediyoruz. Etkinlik için her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayın. Etkinliğe katılmak isterseniz yorumlarda belirtin. :) (Etkinliğe katıldıysanız diğer üyelerin yazılarına yorum bırakmayı unutmayın.) Nisan ayının teması belirli yazar ve yönetmenlerdi. Ben de bunu fırsat bilip Uğultulu Tepeler kitabını okumaya karar verdim. :) Yazar tüberkülozdan vefat etmeden bir yıl önce tamamlamış kitabını. Dolayısıyla yazarın tek kitabı.

Arka Kapak;

''İngiliz edebiyatının önemli eserlerinden biri olan ve ihtiras dolu bir aşk hikâyesini konu alan Uğultulu Tepeler, 19. yüzyılın başlarında İngiltere’de yaşamış zengin Earnshaw ailesinin kızı Catherine ile ailenin evlatlığı Heathcliff arasındaki sancılı aşkı şiirsel bir dille anlatıyor. Aşkın hiç bitmeyecek bir nefrete dönüşmesine şahit olduğumuz bu roman, intikam duygusunun insanı kör ederek ne denli yıkıcı olabileceğini büyüleyici bir kurguyla gözler önüne seriyor. Emily Brontë’nin tek romanı olan ve dünya klasikleri arasında önemli bir yer edinen Uğultulu Tepeler, yazarın eşsiz anlatımı ve karakterlerin iç dünyalarını aktarmadaki ustalığıyla yıllardır severek okunan bir kitap olma özelliğini günümüzde de sürdürüyor.''

Yıl 1801.

Hikayemiz, yeni kiracı olan Bay Lockwood un, ev sahibi huysuz mizaçlı Bay Heathcliff i ziyarete gitmesiyle başlıyor. Ev sahibinin yaşadığı evin inşa edildiği tepe sebebiyle kuvvetli rüzgarlara maruz kaldığı için bu yere Uğultulu Tepeler adı verilmiş. 

22 Ağustos 2022 Pazartesi

Twenty Five Twenty One (Dizi Tanıtım ve Yorum)

Konuyu nasıl anlatacağımı bilmiyorum çünkü uzun bir zaman dilimini kapsıyor. Her şey, annesi dünya çapında defalarca eskrim şampiyonu olmuş bir kızın, baleyi bırakmak istemesi ile başlıyor. Annesinin itirazlarına rağmen inadından vazgeçmiyor ve ananesinin evine gidiyor. Burada annesinin gençlik yıllarında tuttuğu günlükleri buluyor. Onun günlükleri okumaya başlamasıyla her şeyi doğuştan gelen bir yetenek sayesinde çabalamadan başardığını zannettiği annesinin neler yaşadığını, neler feda ettiğini onunla birlikte öğreniyoruz. Dizinin başrolü kızımızın annesi olan, günlükleri yazan Hee Do. 

1998 de yaşanan ekonomik krizde ülke büyük bir çıkmaza girdiğinde Hee Do, küçükken babasının tanıştırdığı eskrimi ne kadar sevse de zorlandığı bir dönmeden geçmektedir. Haber spikeri olan annesiyle, babasının vefatından beri doğru düzgün iletişim kuramayan Hee Do yine de eskrimi bırakmamakta kararlıdır. Okulundaki kulüp kapatılınca, 17 yaşında eskrimde altın madalya kazanan hayranı olduğu Yu Rim in okuluna geçmek için her şeyi yapar. Sonunda okula kabul edilir lakin Yu Rim beklediği gibi biri değildir. 

Bu sırada tanıştığı oğlumuz Yi Jin, yaşadığı sorunlar sebebiyle üniversiteyi bırakmak zorunda kalmıştır. İkilimiz sık sık karşılaştıklarında birbirlerine destek olurlar. Böylece güzel bir dostluk başlar. Okulun popüler çocuğu ve okul birincisi de eklenince beş kişilik ekip tamamlanır. Hikaye bunlar etrafında dönüyor. 

Kızımız ve oğlumuzun bazı sebeplerle kesintiye uğrayan iletişimleri yıllar içinde kendini tekrarlıyor. Hee Do nun milli takıma katılması ve şampiyonluk yolunda karşılaştığı zorluklar, medyanın taraflı tutumu yüzünden ruhunda açılan derin yaralar ve arkadaşlarının destekleri ile her düştüğünde tekrar kalkmaya cesaret edebilmesini izlerken insan hem üzülüyor hem de takdir ediyor.

Dizi çok güzeldi. Hee Do altın madalyayı kazandığında çıkan kargaşada yaşadıkları çok canımı yaktı. Uzun süredir bu kadar canımı yakan bir dizi izlememiştim sanırım. Konusu çok güzel. Bir amaç uğruna ruhunu adamak her zaman ilgimi çekmiştir. Dizideki karakterlerin hepsinin farklı bir hikayesi var. Grubun bir araya gelme hikayesi, düşmanlıkların dostluğa dönüşmesi ve özellikle gerçek bir ilişki için sadece iki kişinin birbirini sevmesinin yeterli olmadığını çok güzel anlatılmış. Özellikle dizide geçen ''Eğer acılarımızı paylaşmıyorsak bir zaman sonra birbirimiz için sadece yük oluruz'' cümlesi beni çok etkiledi. Beni en çok şaşırtan başrol kızımız 32 yaşında olmasın rağmen bu kadar genç görünüp, rolün altından rahatlıkla kalkmış olması. Finalde hepsini çoluk çocuk sahibi olmuşken görmek isterdim. Bir tek Hee Do yu görüyoruz o yetişkin haliyle.

28 Temmuz 2022 Perşembe

(BCP Temmuz) 10 Doğruluk 1 Cesaret - Ashley Elston (Kitap Tanıtım ve Yorum)

BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında bu yıl da etkinliğimize devam ediyoruz. Etkinlik için her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayın. Etkinliğe katılmak isterseniz yorumlarda belirtin. :) (Etkinliğe katıldıysanız diğer üyelerin yazılarına yorum bırakmayı unutmayın.) Temmuz ayının teması; İspanyol Kültürü, Romantik-Dramdı. Aslında bir kaç arkadaşımız gibi ben de İspanyol Aşk Aldatmacası kitabını okumuştum ama tam içime sinmediği için bir kitap daha okuyayım dedim. :) Gelelim kitabımıza;

Kızımız Olivia liseden, sınıf ikincisi olarak mezun olmak üzere. Wes, Charlie, Sophie den oluşan dört kişilik bir arkadaş grubuyla birlikte okulun bitmesini sabırsızlıkla bekleyen kızımız, fazladan seçtiği golf dersini tamamladığına dair belgelerin okula ulaştırılmadığını öğrendiğinde telaşa kapılıyor. Bu belge diplomasını tehlikeye sokabilir. Geniş ve kalabalık bir aileye sahip kızımız bu durumu arkadaşlarından yardım alarak halletmek niyetinde. Çünkü anne babası şehir dışında ve kendisinin böyle bir sorunla baş edemediğini öğrenmelerini istemiyor. Kaldı ki böyle bir durumu aile üyeleri öğrenirse, uzun yıllar boyunca her bir araya geldiklerinde ''Ayy hatırlıyor musun, bir golf dersi yüzünden Olivia neredeyse mezun olamıyordu'' şeklindeki sataşmalara maruz kalacağının farkında. O nedenle bu sorunu gizlice halletmeli.

 Ders aldığı koça zor bela ulaştığında, gelmediği günleri telafi edebilmesi için kızımıza bir şans veriyor. Golf turnuvası boyunca ona yardımcı olması gerek. Sorun şu ki, kızımız ailesine bu durumdan bahsetmediğinden ve annesinin kızımızın konumunu telefonundan sürekli olarak kontrol ettiğinden işi bir hayli zor. Son sınıfların bireysel olarak yaptıkları mezuniyet partileri de bu hafta içinde olduğundan işler içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Çalıştığı günler telefonunu arkadaşlarıyla değiştirmeli, o telefon partilerin olduğu konumlarda mutlaka bulunmalı ve arkadaşları annesinden gelen onlarca mesaja kızımız Olivia gibi cevaplar vermeli.

Golf turnuvalarının ne kadar yorucu olabileceğinden habersiz olan kızımız, oradan oraya koştururken bir de çocukluk arkadaşı Leo ortaya çıkıyor. Her ne kadar kızımızın kuzenleri olan Şeytani Jo'lar ismini verdikleri ikizler ile takılsa da kızımız ile arasında bir şeyler filizleniyor. Telefonu yanında olmadan böyle bir şeyi sürdürmek bir hayli zor olacak. Arkadaş grubunda Leo dan hoşlanmayanlar olması da işin tuzu biberi.


Kitap kısa(240) ve eğlenceliydi. İlk sayfalarda çok kalabalık bir kadro ile karşılaşınca yorucu olacağını düşünmüştüm ama öyle olmadı. Telefon, grubun erkeklerinde iken karşılaştıkları mesajlar karşısında gösterdikleri tepkiler çok komikti. Finale doğru ikizler ile aralarındaki sorunların çözülmesini isterdim. Aslında bu kitap serinin ikinci kitabıymış. İlk kitap Sophie nin maceralarını anlatıyor. Birbirinden bağımsız da okunabiliyor kitaplar. O nedenle sıkıntı çekmedim. :)

21 Temmuz 2022 Perşembe

Sanditon (Dizi Tanıtım ve Yorum)

Jane Austen'in bitmemiş bir el yazmasından Andrew Davies tarafından uyarlanan bir dönem dizisiyle geldim.

On bir kardeşiyle birlikte çiftlikte büyüyen Charlotte Heywood, bir gün kardeşleriyle dolaşırken kaza yapan bir at arabasıyla karşılaşırlar. Kazada hafif yaralanan çiftimize yardım edip evlerine buyur eden Charlotte ve ailesi, yardımseverlikleri karşılığında maddi açıdan çok daha iyi durumda olan Parker lar tarafından bir teklif alır. Böylece kızımız Charlotte, Parkerlarla birlikte Sanditon a doğru yola çıkar. Mr Parker yaşadığı bu sahil kasabasını çok büyük bir tatil beldesi haline getirme yolunda ilerlerken pek çok zorlukla karşılaşır. Yatırımcı bulmak ve ikna etmek, sosyeteyi buraya toplayabilmek ve onlara burayı sevdirebilmek hiç de kolay olmayacak.

Burada tanıştığı sosyete ve kadına biçilen katı kurallara karşı kendini ve düşüncelerini savunmaktan geri durmayan kızımız, zamanla arkadaşlık edebileceği bir kaç kişi bulur. Aşkın kapısını çalacağından ise habersizdir.

Dizi ve oyuncular güzeldi ama şunu itiraf etmeliyim ki konu ve olaylar fazlasıyla Gurur ve Önyargı ya benziyor. Dizinin afişinde Jane Austen ın yazdığı ve hastalığı sebebiyle tamamlayamadığı son kitap olduğu yazılı. Sanki Austen ın yarım bıraktığı kitaptaki sahil beldesi hakkında büyük hayalleri olan karakterle Gurur ve Önyargı kitabını birleştirmişler gibi.

 Zengin oğlan-fakir kız, zamanın dayattığı kuralları kabul etmeyi reddeden ve sözünü sakınmayan başrol kızımız, aşık bir çifti ayırma çabası bunlardan bir kaçı. Başrol kızımız Rose Williams cidden çok güzel ve mimikleri çok sevimli. İkinci sezonda başka bir başrol erkek kullanmak ne kadar mantıklı bilemedim. Her an ilk sezondaki çocuk çıkıp gelecek diye bekledim. İkinci sezonda Gurur ve Önyargı benzerlik daha da arttı. Kız kardeş meselesi, kasabaya gelen ordu, sahte aşklar, kızımızın bir asker ve bir sivil arasında kalması, kasabaya borçlu olan askerler gibi pek çok tanıdık meseleyle karşılaştım. Yine de sevdim diziyi. İkinci sezonda ortaya çıkan başrol erkek karakterini de beğendim ama final niye öyle oldu ya! Diziyi uzatmak için yaptılar sanırım. İzlemesi zevkli bir dizi, hemen bitmesin, tamam da; nedir bu karakterlerin çektiği acı.

İlk sezonda başrol erkek olarak Uyumsuz serisinden tanıdığımız Four (Theo James) oynuyordu. İkinci sezonda yine Uyumsuz serisinde Will karakterini canlandırın Ben Lloyd-Hughes. Ne değişmiş bu çocuk. Sevimli de olmuş hani. :)

Four

15 Nisan 2022 Cuma

A Business Proposal (Dizi Tanıtım ve Yorum)

Bloğun iyiden iyiye dizi bloğuna döndüğünün farkındayım. Şuan başlamış olduğum dört farklı kitap var. En azından birini bitirip hapsolduğum okuyamama kıskacından kurtulmaya niyetliyim. Neyse şimdilik dizilerle devam ediyorum. :)
Kızımızın çalıştığı yemek şirketinin başkanı, torununu işlerin başına getirme kararı alır. Şirketin yurtdışı şubesinde görev yapan işkolik torun bu sebeple ülkeye geri döner. Dedesi, torunu fazlasıyla işe zaman ayırdığından ona görücü usulü randevular ayarlar, birini seçip evlenmesi ve kendisine bir torun vermesi konusunda ısrar eder. Başta bu fikre karşı çıkan  genç başkan dedesinin kendisini rahat bırakması için evlenme fikrini kabul eder. 

Buluşacağı ilk kız ise  başka bir şirket sahibinin kızıdır. Kızımızın en yakın arkadaşı olan gelin adayı bu tür bir evlilik istemediği için ısrarla kızımıza kendi yerine buluşmaya gitmesini söyler. Bu işi daha önce de yapan ikilimizin bir kaç damat adayını kaçırmışlığı vardır zaten. Arkadaşının ısrarıyla buluşmayı kabul eden kızımız karşısındaki yakışıklının ülkeye yeni dönen genç başkan olduğunu fark edince önce bir şok olur lakin oyunu sürdürür. Çapkın, maddiyata düşkün ve rahat tavırlarıyla oğlumuzu bu işten vazgeçirmeye çalışır. Gel gelelim tuhaf bir karaktere sahip olan oğlumuz evliliği kabul edeceğini dedesine haber verdiğinde işler çığırından çıkar.

18 Haziran 2021 Cuma

Aşk ve Gurur - Jane Austen (Tanıtım ve Yorum)

Aşk ve Gurur 

O dönemlerde evlenecek kızlarınız varsa ve yakınlarınıza zengin bir bekar taşınırsa çevredeki anneler tarafından damat adayı olarak sahiplenilmesi gayet normaldi. İkisi evlilik yaşında, beş kızı olan Bayan Bennet da diğerlerinden farklı değil. Yakınlarındaki bir eve taşınacak potansiyel damat adayını duyunca çok seviniyor. Sonunda bir partide Bay Bingley ve onun yakışıklı olduğu kadar aksi ve kibirli arkadaşı Bay Darcy ile tanışma ve kızlarını tanıştırma şansı yakalıyor. Bay Bingley in, en büyük kızları Jane den hoşlanmış olması onun için büyük bir sevinç kaynağı.

Bay Bingley ve Jane birbirlerini tanımaya çalıştığı dönemde, suratsız ve aksi olan Bay Darcy, Bennet ailesinin ikinci kızı Elizabeth ten hoşlanmaya başlıyor. Ama aralarındaki statü farkı sebebiyle ona umut verecek hareketlerden kaçınıyor. Bennet kızlarından biri ile evlenme niyetiyle evlerine gelen sürpriz kuzen, ailede sorunlara yol açıyor. Bu sırada Darcy ile hoş olmayan bir geçmişe sahip bir asker geliyor kasabaya. Nazik ve dost canlısı olan bu asker ile sohbet etmek Elizabeth için bir hayli keyifli hale gelirken, ondan Bay Darcy hakkında duydukları şeyler hiçte hoş değil.

1 Kasım 2019 Cuma

Ben Bir Kurtadamım!










Instagramda kitap okuma konusunda daha aktif olabilmek için karanlık şato (karanliksato) nun başlattığı yeni bir etkinlik vardı. Ekim ayı boyunca tamamlanması gereken yedi görev veriliyor. Dört farklı kategoriden dilediğinize katılmakta serbestsiniz. Bunlar hayalet, cadı, kurtadam ve vampir. Bunlardan birini seçip o bölüme uygun verilen görevleri yerine getirmek yeterli.


Ben kurtadam bölümüne kaydımı yaptırdım ve ufaktan ufaktan ulumaya başladım. Yavaştan tüylerimin uzadığını, dişlerimin keskinleştiğini ve içimdeki avcının sabırsızlandığını hissetmeye başladım.


Etkinlik Listesi Şu Şekilde;

Kurtadam, 


1. Bir kurtadam hikayesi oku.
2. İsminde kurt kelimesi geçen bir kitap oku.
3. Kurtadamlar toplumdan dışlanmışlardır: Bir dönem yasaklanmış bir kitap oku.
4. Kurtadamlar özgür ruhludurlar: Konusu itibari ile özgürlüğü çağrıştıran ya da adında özgürlük kelimesi geçen bir kitap oku.
5. Kurtadamlar hep yollardadır: Bir yol hikayesi oku.
6. Kurtadamlar insana dönünce ne yaptıklarının hatırlamazlar: Okumayı unuttuğun +300 sayfa bir kitap oku.
7. Kurtadamlar dolunayda dönüşür: Dolunaylı bir gecede en az bir saat kitap oku.




Cadı, 


1. Ana karakteri cadı/büyücü olan bir kitap oku.
2. Adında cadı/büyücü kelimesi geçen bir kitap oku.
3. Ortaçağ'ın cadılarını anma zamanı, yazarı Ortaçağ'da doğmuş bir kitap oku.
4. Cadılar doğayı ve kendini bilendir: Doğayla bağlantılı bir kitap oku.
5. "Bütün Kadınlar Cadıdır", feminist edebiyat yazarlarından bir kitap oku.
6. Büyü kitabını açma zamanı: Kitaplığında uzun zamandır bekleyen, sayfa sayısı +300 olan bir kitabını oku.
7. Cadılar ay ışığında uçar: Geceyarısından sonra elindeki kitaptan en az bir bölüm oku.



Vampir.


1. Adında Kan, Vampir veya Ölü kelimesi geçen bir kitap oku.
2. Bir vampir hikayesi oku.
3. Vampirler ölümsüzdür: Ölümsüzleşmiş kült bir eser oku.
4. Vampirler kana susamıştır, sen de okumaya susa ve bir gün boyunca en az 100 sayfa kitap oku.
5. Vampirler kırmızı ve siyah ile bütünleşmiştir: Dış tasarımı bu renklerde olan bir kitap oku.
6. Vampirler gün ışığında ölür: Gün ışığında okumayı beklemekten ölmek üzere olan +300 sayfa bir kitabını okuyarak dirilt.
7. Vampirlerin günü gecedir: Çok merak ettiğin bir kitabı seç ve bütün geceni onu okumaya ayır.


Hayalet, 



1. İsminde hayalet kelimesi geçen bir kitap oku.
2. Bir hayalet hikayesi oku, olabildiğince korkunç olsun.
3. Konusu ölüm üzerine olan bir kitap oku.
4. Hayaletler melankoliktir: Melankolik bir yazardan kitap oku.
5. Hayaletler kayıp ruhlardır: Kitaplığında kaybolacak kadar beklemiş +300 sayfa bir kitap oku.
6. Hayaletler izoledir: Telefonunu uçak moduna alıp yarım saat kesintisiz kitap oku.
7. Hayaletler kapalı havaları çağrıştırır: Kapalı bir günde en az bir saat kitap oku.




Benim Kurtadam  Listem Şöyle;
(Araya biraz cadılık ve büyücülük karışmış olabilir tabii.)
Kitapların üzerine tıklayarak tanıtım sayfasına ulaşabilirsiniz. :)


1. Ana karakteri cadı/büyücü olan bir kitap oku.


2.İsminde kurt kelimesi geçen bir kitap oku. 


3.Kurtadamlar toplumdan dışlanmışlardır.Bir dönem yasaklanmış bir kitap oku. 
(Harry Potter)


4.Kurtadamlar özgür ruhludurlar.Konusu itibari ile özgürlüğü çağrıştıran ya da adında özgürlük kelimesi geçen bir kitap oku. 


5.Kurtadamlar hep yollardadır.Bir yol hikayesi oku.
???


6. Kurtadamlar insana dönünce ne yaptıklarının hatırlamazlar: Okumayı unuttuğun +300 sayfa bir kitap oku. 


7. Kurtadamlar dolunayda dönüşür: Dolunaylı bir gecede en az bir saat kitap oku. 


Gotik edebiyatına merakınız varsa İnstagramda @karanliksato yu takip etmeyi unutmayın.


(Resimler alıntıdır.)

9 Şubat 2015 Pazartesi

Vahşi Adam - Kristen Ashley





On yil evli kaldiği eşinden bir anda hiçbirşey talep etmeden ayrılan Tess, kırklarında ve pasta ve kurabiyeler ini sattığı bir dükkanı var. Bir gün ansızın polislerin onu apartopar karakola götürüp sorgulamaları üzerine kimseye itiraf edemediği acılarını bir bir ortaya döker. Ve sorgu odasının dışında karşılaştığı kişi ise dört aydır görüştüğü erkek arkadaşı Jack ten başkası değil. Jack in polis olduğunu ve kendisine bir operasyon için yaklaştiğini öğrenen Tess yıkılır. Jack mi dedim. Pardon bu onun gerçek adı bile değil.
Geçmişin derinliklerine gömmek istediği kişiler Tess'in hayatını mahvetmekte kararlı.
Jack -pardon Brock- ise Tess i kaybetmenekte kararlı. Lakin onun geçmişindekiler de geçmişte kalmaya niyetli değil.


Brock, Brock, Brock. Bayildim ben bu karaktere. Gerçi Tess i de çok sevdim ben. Brock başka ama. Ne istediğini bilen, sevdiği kişi uğruna pes etmeden çabalayan, koruyup gözeten, sahip çıkan, güvenilir ve oyuna gelmeyen biri.( kabul edin hepimizin hayalinde Brocktan birer parça mevcut) :)
Tek eleştirim kitap ismine olacak.Çünkü kitap yalnızca Brock odaklı değil. Yinede çokta takılmamak lazım :)




Tanıtım Bülteninden;

 Vahşi Adam - Kristen Ashley
 Çeviri : Belgin Selen Haktanır
Yayınevi : DEX
472 sayfa


 Senden kimliğini gizleyen bir adamla ne yaparsın?Tessa O'Hara hayallerinin erkeğini gördükten otuz saniye sonrabira içmeye davet edildi ve otuz saniye içinde de bu tekli? kabuletti. Dört ay boyunca bulutların üzerinde yaşadı ama bir geceaniden karakola çağırıldı.O gece korkunç sırlar açığa çıktı. Ve hayallerinin adamını terketmek zorunda kaldı.Artık Tess geçmişindeki çirkinliklerle yüzleşecek, kimin gerçeklerisöylediğine karar verecek ve kendisi için en iyi olanı seçecek.Sevdiğin adama bir şans daha vermen gerekmez mi?
(Tanıtım Bülteninden)



2 Şubat 2015 Pazartesi

Hiçliğin Kıyısında - J.A. Redmerski



Hımmm. Kitabın üzerine bir kaç kitap okuyunca konuyu toparlamak zor oluyor. Neyse ki hatırladım.

Yirmi yaşındaki, sıradan ve monoton bir hayat yaşamak istemeyen kızımız Cam, sevgilisi öldüğünden beri, en yakın arkadaşı Nat ve Natin sevgilisi Damon haricinde kimseyi hayatına dahil etmez.

Toplumun beklentilerini karşılamak üzerine kurulu bir hayat istemez ve bu durum Cam i huzursuz ve mutsuz eder.

Bir gün Nat in israrlarıyla gece kulübüne giderler. O gece olanlar Cam in yaşadığı hayattan kopuş noktasıdır. Sahip olduğu tek şeyi de kaybedince çantasina attiği üç beş eşyayla bir otobüse atlar ve plansız bir yolculuğa çıkar. 

Andrew ise Camın bindiği otobüse binip arka koltuğuna oturan, sert görünümlü, cüretkar ve inanılmaz komik çocuktur. 

Herşey Cam in , Andrew in dinlediği müzikten rahatsız olmasıyla başlar. Çok ciddi ve sert bir şekilde Andrew i uyarır. Cam ın nazik ve kırılgan görüntüsüyle bunu yapması Andrew in ilgisini çeker. Andrew in yolculuk nedeni ve hayata bakışı aslında hiçte göründüğü kadar sığ olmadığını gösterir.

İkilimiz bir şekilde yol boyu sohbet eder. Cam etrafındaki tehlikenin farkında bile değildir.
Yollar ayrılır, tehlike yaklaşır ve kurtarıcımız kendini tehlikenin kucağına atıp kızımızın hem hayatını hem ruhunu kurtarır.




Kitap aslında kısaca, başkalarını memnun etmeye çalışarak yaşamanın aslında yaşamak olmadığını anlatıyor.Bu hayatı asi bir yaklaşımla karşılayın demek değil. Saygı çerçevesinde başkalarına zarar vermeden, herkes dilediği şeyi sevmekte ve yapmakta özgür olmalı.Neyi sevdiğinize başkalarının karar vermesine müsade ederek kendimiz takıyoruz kelepçeyi ayağımıza. 
Neyse ben bu konuya girersem yazarım da yazarım. Burada bırakalım :)

Kitabın son bölümü her nekadar sevimli olsada, bu şekilde değilde tam olarak zanettiğimiz şekilde bitseydi gerçekte benim için unutulmaz bir kitap olurdu. Artık hayatın amacı haline gelmiş o meşhur yolculuk yapılmadan kitap sona erseydi birazcık yarım kalmış gibi olabilirdi. Tamam ya bildiğin yarım kalmış olurdu.Ama ben o kağıt parçasında yazılanlanlarla paramparça olmuşken, herşeyin bu kadar çabuk toparlanmasına kızmış olabilirim. Belki biraz...

(Uyumsuz serisinin finalinden bir çok kişi memnun değil. Yazarın acımasız bir son yazdığını kabul ediyorum ama bu final bu seriyi benim için apayrı bir yere koydu. Final bana göre müthişti ve klasik bir final yerine böyle bir final yazdığı için Veronica yı yanaklarından öpmek istiyorum. Ayrıca Veronica Rothla aynı yaştayız. Daha ne diyeyim ki! )



Kitap Alıntıları için Tık Tık. Tanıtım yazısıyla aynı sayfada yayınlayınca sanki yazı çok uzuyormuş gibi hissediyorum. Henüz karar verebilmiş değilim. :)

Tanıtım Bülteninden;

Yirmi yaşındaki Camryn, alışılmışın dışında bir yaşam tarzı düşlemektedir. Fakat başına gelen trajediler bu yaşamı kendisinden zorla çekip alınca, ilk bulduğu otobüse atlayarak varış noktasını bilmediği bir yolculuğa çıkar. Çıktığı bu kendini yeniden keşfetme yolculuğunda, kendisi gibi nereye gideceğini bilmeyen, Andrew Parrish adında biriyle tanışır. Fakat Andrew’un da bazı karanlık sırları vardır…

Andrew yolculukları esnasında Camryn’e kimseye bağlı kalmadan, içinden geldiği gibi yaşama, en derin ve kuytu arzularına teslim olma sanatını öğretir. Ancak Andrew’un ondan gizlediği sır yolun sonunda kendisini beklemektedir. Bu sır ikiliyi bir araya getirebilecek midir, yoksa onları sonsuza dek birbirlerinden ayrılmaya mı mahkûm edecektir?

“Hiçliğin Kıyısında mı? ‘Muhteşemliğin Kıyısı’na ne dersiniz? Çünkü şu anda tam olarak bu durumdayım.”
-USA Today-

Yayın Evi: Ephesus
Çevirmen: Süreyya Çalıkoğlu
Sayfa Sayısı 472













(Kitaplardan Alıntılar) Hiçliğin Kıyısında - J.A. Redmerski







29 Ocak 2015 Perşembe

On Küçük Nefes - K. A. Tucker




Konumuz bilindik. Yaşadıklarıyla baş edemeyip geçmişinden kaçan iki insan.
Kacey; dört yıldan beri neredeyse her gece çığlıklarla uyanıyor. Her seferinde annesi, babası, en yakın arkadaşı ve erkek arkadaşıyla geçirdiği trafik kazasını tekrar ve tekrar yaşıyor. Her defasında arabanın içine sıkışmış halde yanındakilere sesleniyor. Her defasında annesinin son nefesini verişini izliyor. Ailesinden geriye kalan tek şey kardeşi Olive.



Kazanın ardından teyzesi ve eniştesiyle kalmaya başladıktan bir kaç sene sonra eniştesi Olive e sarkıntılık edince, Kacey kardeşini de alıp bambaşka bir şehre kaçar. Miami...
Bir ev bulurlar ve hemen yerleşirler. Yeni bir şehir, yeni bir hayat demek ve yepyeni imkanlar. Bir de sabahın altısında rock müzik açan komşusu olmasa... Ve hayır. Yanlış tahmin. Yan komşusu ilerde kalbini çalacak yakışıklı çocuk değil.

Trent ise bambaşka bir mevzu. Pek bahsetmek istemiyordu. Zaten kısacık bir kitap. Olaylar klasik bir şekilde başlıyor. Ama çok farklı bir şekilde ilerliyor.



Ufak miktarda spoiler içerir. Ama korkmayın. Sürprizi bozmamaya çalıştım. :)

 Konu olarak geçmişinden kurtulamamış iki kişinin  sorunlarla baş etme çabası ile ilgili klasik bir kitap. Tabii finale doğru patlattığı bomba ile farkını ortaya koyuyor. ^^


Fırtına nın saldırıya uğradiğı gecenin ardından Trent ve Kacey nin yaptığı konuşma sonrası ben final öncesi patlak verecek olayı tahmin ettim. Kitabı sıradan -yaralı iki insanın yakınlaşıp sorunları birlikte aştığı- kitaplardan farklı kılan da bu zaten. Her ne kadar patlak verecek olan olayı çok öncesinden tahmin etmiş olsam bile, Kacey nin gerçekleri öğrendiğinde yaşadığı şoku iliklerimde hissettim.


Kitap hoşlandığım şeylerden biri ise ufak meselelerle beni şaşırtması. Misal Kaceynin rock müzikle uyanması sonucunda tanışması muhtemel kişinin erkek karakter olmasını beklemiştim. Bu durum neredeyse klişeleşmiş bir hale geldi. Bunun farklı bir şekilde sonuçlanmasını sevdim.

Ayrıca o çatlak doktora bayıldııımmmm. :)



28 Ocak 2015 Çarşamba

Sınırları Zorlamak - Katie McGarry



Echo...
Zengin, zeki, çalışkan, popüler bir sevgilisi olan popüler bir kız.
Her şey neler olduğunu hatırlayamadığı bir gecede değişti. O geceden hatıra kalan tek şey, kollarında bulunan yara izleri. Kimse ne olduğunu bilmiyor. Ortalikta dolaşan dedikoduların hiçbiri gerçeğin yakınına yaklaşamaz. Echo artık eldivenlerle gezen, kazaklarinin kollarini parmak uçlarına kadar çeken, yemek aralarını kütüphanede geçiren ve kimseyle konuşmayan biri.

 - Büyümek, zor kararlar vermek demek ve doğru şeyi yapmak her zaman iyi hissettiren şeyi yapmak anlamına gelmiyor -

Noah...
İki sene öncesine kadar okulun en başarılı öğrencilerinden biridir. Anne babasının ölümünden sonra iki erkek kardeşi ve kendisi ayrı ailelere verilir. İlk gözetmen aileyle yaşadığı sorun sonrası herşey ters gider. Artık o, hovarda, ot çeken, geleceğini boş vermiş biri.

- “En sevdiğim insan hakkında yazdım, ağabeyim Noah. Birlikte yaşamıyoruz, o yüzden birlikte değilken yaptığını hayal ettiğim şeyi yazdım.”
“Peki nedir o?" diye sıkıştırdı, tıknaz adam.
“Tehlikedeki insanları kurtaran bir süper kahraman o, çünkü o beni ve kardeşimi bir kaç yıl önce bir yangında ölmekten kurtardı. Noah, Batman’den daha iyi.” Kalabalık kıkırdadı.
“Ben de seni seviyorum, kardeşim.” -


Ama herşey, okula yeni gelen danışmanının ofisinde karşılaşmaları ile değişir. Başta ikiside bu terapivari görüşmelere katılmak istemese de Echo nun baba faktörü ve Noah ın geçerli sebepleri devam etmelerini sağlar.

İki yaralı insanın birbirlerini anladıklarını fark etmeleri ve birbirlerine duygular beslemeleri fazla sürmez.


- Gözleri, benim gözlerimi buldu. “Peki, bu bizim için ne demek oluyor?”
Alnımı, onun alnına dayadım. “Benimsin demek oluyor. -

- Luke, içimde kelebeklerin çırpınmasına neden olurdu. Noah mutant pterodactyllere neden oluyor. -

- Bu sonbahar, sirenleri okuduk; erkeklerin onlar için her şeyi yaptığı, çok güzel ve sesleri büyüleyici kadınlar hakkındaki Yunan mitolojisi saçmalağı. Mitoloji saçmalığı, görünen o ki gerçekmiş, çünkü onu her gördüğümde, aklımı kaybediyorum -

Ne yazık ki, ikisininde halletmesi gereken çok önemli meseleler vardır. Echo hatırlamaktan korksa bile o gizemli gecede olanları bilmek için herşeyi yapmaya hazırdır. Ve tek istefiği normal bir hayata sahip olmak.Noahla birlikte olmak bunu ona veremez. Noah ise iki kardeşinin velayetini almak için tüm yolları denemeye hazır.


- Aklımın bir parçasını kaybettim zaten. Kalan kısmı için sana güvenemem. -

Hiçbirşey kolay olmayacak. Aslında herşey bizim olayları nasıl gördüğümüz ve görmek istediğimizle ilgili.




Spoiler içerebilir.

Başlarda Echo nun babasına ve üvey annesine bu kadar öfkeliyken, bu kadar pasif davranmasına kızmıştım aslında. İçinde biriktirdiği tüm düşünceler, dışarı yansıtılmayı hak edecek kadar yoğun ve ağırdı. Sonrasında çektikleri ve olayların onu nasıl yaraladığını görünce anlayışla karşıladım.

Noah ın kardeşlerini bu kadar isterken, böyle serseri bir hayat sürmeye devam etmesi biraz ... Nasıl desem yanlıştı.

Her ne kadar Grace e uyuz olsamda koridorda Echo yu azarlarken söylediklerinde sonuna kadar haklıydı. Yiğidi öldür hakkını yeme.

Kitabı sevmemdeki bir başka sebep,  hani olur ya genel olarak kitaplarda baş karakterin ayrılıkları veya barışmaları büyük olayların akabinde gerçekleşir. Yani böyle bir durum için patlak verecek bir olay vardır. Bu kitapta buna gerek yok. Öyle sıcak, öyle kırgın, öyle narin, öyle samimi bir hikayeki.

Ahh Echo nun olayları hatırladığımda yaşadığı hayal kırıklığı beni bile yaraladı. Spoiler vermemek adına kim veya ne olduğunu söylemiyeceğim. Ama o zatı muhteremin Echo için çabalamaması beni çok öfkelendirdi. Gerçeği öğrenmemiz ortamı bir nebze yumuşatsa da Echo nun ikinci planda kalıyor oluşunu değiştirmiyor.




Son olarak kitap kapağını pek beğenmedim. Sınırları Zorlamak güzel bir isim bu kitap için. Kapak fazlasıyla yavan kalıyor.

Arka kapaktan;

Birbirleri için çok yanlış… ve bir o kadar da doğrular.

Echo Emerson'ın, sporcu sevgilisi olan popüler bir kızdan, hakkında dedikodular dönen, kollarında 'tuhaf' yaralar olan dışlanmış bir kıza dönüştüğü akşam neler olduğuna dair kimsenin bir fikri yoktur. Echo bile o korkunç akşama dair tüm olanları hatırlayamıyordur. Tek bildiği, her şeyin tekrardan normale dönmesini istediği.

Oldukça yakışıklı ve siyah deri ceketli çapkın ama yalnız Noah Hutchins, şaşırtıcı anlayışıyla hayatına girdiğinde Echo'nun dünyası asla hayal edemeyeceği bir biçimde değişir. Oysa ortak hiçbir noktaları olmaması gerekirdi. İkisinin de tuttuğu sırları düşünürsek, beraber olmaları oldukça imkânsızdı.

Fakat aralarındaki çekim bir türlü geçmek bilmez. Echo, sınırları daha ne kadar zorlayabileceklerini ve ona sevmeyi yeniden öğretebilecek tek bir adam için neleri göze alabileceğini kendisine sormak durumunda kalır.
(Tanıtım Bülteninden)


Sınırları Zorlamak - Katie McGarry
Sayfa Sayısı: 416
Baskı Yılı: 2014
Yayınevi: Aspendos Yayıncılık

13 Eylül 2014 Cumartesi

Tatlı Bela - Jamie McGurie





Abby geçmişindeki kara lekeyi geride bırakmak için, en yakın arkadaşı America ile yaşadığı yerden çok uzakta bir üniversiteye gelir. Tek istediği normal bir  eğitim hayatı geçirmek, geçmişinden, ona geçmişini hatırlatacak her türlü beladan uzak durmaktır.
Bütün planı okul içinde gizlice düzenlenen bir dövüşe sürüklenmesiyle bozulur. Ringde gördüğü Travis, Abby nin uzak durmak istediği bütün herşeyin tek pakette toplanmış halidir.
Travis okulun popüleri, yenilmez dövüşçü ve kızların peşinden koştuğu biridir ve pek sadık biri olarak da bilinmez. Abby ne kadar uzak dursada Travis Abbyden uzak duramaz.
Abby geçmişini tekrar yaşamamak için herşeyi yapar ama geçmişi onu rahat bırakma niyetinde değildir.



Kitap güzeldi, ikilemler, çekişmeler, bocalamalar gerçekten güzel anlatilmisti.Akıcı bir kitaptı ama benim için bir Bestseller değil.Nedenini tam olarak bilmiyorum ama sanırım ''Bir Sır Saklı İçimde'' kitabını okuduktan sonra Tatlı Bela yı okumamdan kaynaklandığını düşünüyorum. O kitabın yanında Tatlı Bela gayet sıradan geldi bana. Kitap kötü değil.Sanırım hala ''Bir Sır Saklı İçimde'' nin etkisindeyim. Tüm suç onun. ^^

Spoilerlı bölüme gelecek olursak;
Beni en  çok rahatsız eden Abby nin habire bavulunu alıp kaçması.Aslında duygular o kadar iyi anlatılmış ki, kızamıyorum Abby'e. İlk kaçışını anladım korktu, veda etmek istemedi felan filan.Ama ikinci kaçışı gereksiz ve yersizdi. Başından beri birbirlerine dürüst davranmaya çalışıpta, düşüncelerini kendine saklayarak kaçıp gitmesi benim biraz gözlerimi devirmeme sebep oldu. Tamam geçmişinin tekrarlanmasını istemiyosun da, söyle açık açık, o seçimini yapsın sende rahat et arkadaşlarında. ^^ Neyse çok içerlemişim anlaşılan.
Ayrıca Abbynin, Travis, abileri ve babasını şaşırttığı bölüm çok eğlenceliydi.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...