Kelime Oyunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kelime Oyunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2021 Salı

Kelime Oyun 42 (İnsan Sadece Yıllarını mı Yitirir?)

Beş kelime verip bu kelimelerin de içinde olduğu öykü, deneme, şiir benzeri yazı yazdığımız Kelime Oyunu devam ediyor. Bu benim yedinci katılışım olacak. Başlarda güzel gidiyordum ama biraz aksatınca ipin ucu kaçıverdi. :) 

İkinci sınıfa yeni başlayan yeğenime bu beş kelimeyi verip hepsini kullanarak kısa bir hikaye yazmasını istedim. (Yazının sonunda) İlk defa denediği için pek üstelemedim ama  bir sonrakinde daha uzun yazmasını isteyeceğim. O bahaneyle ben de yazayım, etkinliğe geri döneyim dedim. Son güne bırakınca biraz aceleye geldi. Çok içime sindiğini söyleyemicem. Son dörtlük ile üst kısmı birbirine doğru bir şekilde bağlamak için bir kaç mısra daha gerekliydi. Çok fazla uğraşmak istemediğim için son kısımları sildim. Bu nedenle biraz kısa bir şiir oldu.

 Haftanın kelimelerini Deeptone verdi. Beş kelime: Yurt/Uyku/Böcek/Sedye/Gökyüzü

İnsan Sadece Yıllarını mı Yitirir?

Mutluluğu kendine mi ait bu ışıldayan gökyüzünün ?

Yoksa aşık olduğu güneşten payına düşenler mi? 

Karanlık gecelerde uykularıma misafir olan papatya beyazı düşlerin

Hangisi yaşanmışlıkların izini taşıyor? Hangisi yaşanacakların işaretini?

Görmekten korktuğum anlarda yolumu aydınlatan,

Ve ruhumda ışıldayan izler bırakarak uçuşan böcekler

Yurt edindikleri hayal dünyamın kapılarından mi kaçıyor?

Yoksa kendimden dahi gizlediğim gerçeklerin birer emaresi mi?

İnsan sadece yıllarını mı yitirir akıp giderken zaman?

Ya da kaybedilen sedyelere dizilmiş çocukluk masumiyetleri mi?


Minik Zebra nın yazdığı kısacık hikaye;

Böcek, yurtdışındaki gökyüzünü görmek için uyudu. Uykusundan uyandı ve gökyüzünü gördü. Çok güzeldi. Böceğin kolu bir kuşun ağzında kaldı. Bir kuş aldı onu böcek sedyesine koydu.


5 Nisan 2021 Pazartesi

Kelime Oyunu 18 (Ruhumuz Ölüyor)

Haftalar sonra Kelime Oyununa geri döndüm. Bu hafta biraz karamsar bir yazı oldu.  Hayat hep güllük gülistanlık değil. Aslına bakarsanız bu haftaya özel şahsi olarak yaşadığım bir durum yok ortada. İnsanların masum görünen maskelerinden ve samimiyetsizliklerinden her zaman yakınmışımdır zaten. :) 

Mükemmel olduğumu düşünmüyorum ama gösteriş meraklısı olan ve tüm spot ışıklarını üzerinde toplama çabasıyla yaşayan biri olmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. İnsanlar beni yoruyor. ''Ben daha iyisini yaptım, daha çok biliyorum ve daha çok acı çektim''ciler beni tüketiyor. Daha doğrusu müsaade etsem tüketecekler. Ama etrafıma çektiğim sınırlarımı biliyor ve onları elimden geldiğince korumaya çalışıyorum. Bu nedenle ki aşırı sosyal olan insanlara hayranım. Bu denli güçlü bir zihne sahip olmak takdir edilesi. Belki de bu konuda ben gereksiz titizlik yapıyorum. Bu da beni daha sosyal olmaktan alıkoyuyor. Sosyalleşme konusunda bir sıkıntım yok ama yaşadığım çizgide kuru kalabalıklar istemiyorum. Kendimi tanıyorum ve bu haliyle seviyorum. 

Neyse konu neden bu kadar dağıldı ki! Halbuki sadece bu haftaki yazımın neden karamsar olduğundan kısaca bahsedecektim. :) Mesele şu ki, yazının ikinci cümlesi son bir kaç gündür zihnimde dönüp duruyor. İçimizde karanlık bir taraf olması değil sorun olan. Sorun olan herkesin kurbanı oynaması. Kelime Oyununu bu konu üzerinden yazayım dedim. 

 Bu haftanın kelimeleri sevgili Sessiz Gemi'den; (Güneş, Soğuk, Zaman, His, Yaratık)



RUHUMUZ ÖLÜYOR

6 Şubat 2021 Cumartesi

Kelime Oyunu 10 (Haydi Gel)

Kelime oyunu


Bu haftanın kelimeleri EstTen den. Kelimelerimiz; parmak ucu, veda, ruh, sevilmek, satır.

'Parmak uçlarıma kalkıp' ile başlayan yazma serüvenimin bir sonraki durağı 'yalnızlığın kıyılarından beraber dönelim' oldu. Aralardaki boşlukları yavaş yavaş tamamladım ama bu haftaki biraz kısa oldu sanki. 

Sonraki haftanın kelimeleri neler? Ben bulamadım. Bilen varsa yorumda belirtirse çok sevinirim. Hazırlık yapayım biraz.



Haydi Gel

Parmak uçlarıma kalkıp heyecanla görmeye çalıştığım duvarın ardındasın hala,

 Bende çocuksu bir merak, sende geçen yılların üzerinde bıraktığı umursamazlık.


Gözlerinin satır aralarında okuyabiliyorum ettiğin vedaları.

Ne çok boyanmışsın ayrılıkların kasvetine,

Yorgunluğun karasına bürünmüş gönlünün kapıları.

Geriye kalışlarının kırıntıları dökülüyor ardın sıra inceden inceye.

Topuklarında ağırlığı birikmiş hep gidemeyişlerinin.

Belli ki yürüdüğün onca yolda  kaybetmişsin renklerini,

Benimse sevmelerim ve sevilmelerim kalabalık değil zaten.

Yalnız da hissetmedim, 

Kendime yetişlerimle  doluydu ceplerim .

Hadi gel.

Ruhumuzdan çalan yalnızlığın kıyılarından beraber dönelim.

Biz ısıtalım birbirimizi.

Sen bana güneş ol, ben sana ay,

Ben buz sarkan geçitlerimi(köprülerimi) seninle ateşe vereyim.

Sen tüm ürkekliğini yitirip, gökyüzünde süzülüşümü izle geceleri.

Ben yaralarını öpüp, seveyim,

Sen gül kokulu yapraklarla sar benimkileri.


(02.02.2021)

2 Şubat 2021 Salı

Kelime Oyunu 9 (Ne Kalır?)




Bu haftaki Kelime Oyunu kelimeleri Minik Mini den. Kelimelerimiz; melek, tütsü, ritüel, yazar, gül.

Bu hafta uyanıklık yapıp, geçen hafta kelimeler verilir verilmez bir kenara not ettim ve kolları sıvadım. Bir kaç denemeden sonra bir yol buldum ilerleyebileceğim. Bir kaç gün içinde  yazdım kaba taslak. (Ah o yazılar yayınlanana kadar ne kadar değişikliğe uğruyor bir bilseniz.) :D Ama tabi ki son düzenlemeyi erteledim hep. BCP (Blogları Canlandırma Projesi) ile meşguldüm biraz. Şuan tam olarak çarşamba.(Şuan üzerinden altı gün geçti) Bu yazıyı ne zaman yayınlarım bilemiyorum çünkü hazırda bekleyen bir kaç yazı var. Bu etkinliğin bana çok faydalı olduğunu görüyorum. Hem yazmaya devam etmemi sağlıyor hem de bloğumu aktif tutmama yardımcı oluyor. Elimden geldiğince devam etmek istiyorum. Beni davet ettiğiniz için tekrar teşekkürler. :)

Gelelim bu haftanın şiirine.

(Aslında yazarken karşındakini muhatap alıyormuş gibi yazmıştım. (-gülümsersin,ağlarsın,düşersin gibi-) ama daha farklı bir anlatım istediğim için bloğa geçirirken bu şekilde değiştirdim. Yazarken hep kendimden ve karşımdakinden bahsettiğimi fark ettim. Bu kez de bu şekilde denemek istedim. Siz iki şekilde de deneyin. :) )

 Ne Kalır?

15 Ocak 2021 Cuma

Kelime Oyunu 7 (Nefes Alsın)




Bu haftaki Kelime Oyunu için,  'çoraplarım ıslanmalı yağmurda' ile başlayan yazım serüvenime biraz dramatik bir başlangıç yaptım. Sonrasında yolu biraz değiştirerek bu tür karanlık bir ruh halinde iken yapabileceğim, bana güç vereceğini düşündüğüm, ayağa kalkmamı sağlayacak ve ruhuma nefes aldıracak yollara yöneldim.

Şiirlerini çok sevdiğim bir arkadaşım ''yazdıklarınla geceyi, hüznü, yalnızlığı bile sevdiriyorsun'' demişti. O kadar hoşuma gitmişti ki... Öyle olduğunu düşünmek isterim elbette. Ama bunu iddia edecek kadar cürretkar değilim. Eğer ki yazdıklarımda öyle bir tat varsa bunun sebebi,  her zaman güçlü olmam gerektiğini düşünmüyor olmam. Bana göre, acıyı hissetmeli, yasını tutmalı, tüm kapılarını kapatmalı, yanmalı ve küllerinden yeniden doğmalı insan. (Tabii bu durumu çok fazla uzatıp kendine eziyet etmemek şartıyla.)  Çünkü reddedilen ve görmezden gelinen duygular bir süre sonra içimizde çürümeye başlıyor. Onlardan ve bıraktıkları kokunun ve korkunun etkilerinden kurtulmak daha da zorlaşıyor.

Neyse konuyu daha fazla uzatmadan bu haftaki kelime oyunumuza geçelim. Deeptone un moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz Kelime Oyunu için bu haftaki kelimeleri MUKEMMELIS verdi. Kelimelerimiz; kırmızı elma, şemsiye, gömlek, ayna, fotoğraf.

Bu şiirimin, bir önceki kelime oyunu için yazdığım şiir ile zaman dilimi bakımından benzer olduğunu yeni fark ettim. Tekrara düşmüşüm. :) Siz görmezden gelin. 😊

Keyifle okuyun ve umarım beğenirsiniz.



7 Ocak 2021 Perşembe

Kelime Oyunu 6 (Konuştuğumuz Gibi)


Taslaklarda bekleyen bir etkinlik duyurusu, iki kitap yorumu ve bir 2020 raporu dururken bilin bakalım ben ne yazısıyla geldim? Başlıktan da anlaşılacağı gibi Kelime Oyunu ile. :) 

Sessizce yayınlanmayı bekleyen Çıplak Sırlar ve Çıplak Gerçekler kitaplarının yorumlarını düzenleyip yayınlamaya üşendiğim için serinin üçüncü kitabına başlayamadım. Yazıları düzenlemeden seriye devam edersem sonrasında yazıyı yazarken spoiler kaçırabilirim diye düşünüyorum.Bu nedenle devam edemiyorum. Çıkmaz sokaktayım. Silkelenip geri dönmem gerek. 

Sevgili Deep Tone nun yönetiminde düzenlenen Kelime Oyununun bu haftaki kelimelerini Momentos belirledi. (Belirlenen kelimelerle hikaye, şiir, deneme, ne dilerseniz yazabilirsiniz.)

Kelimelerimiz; Kelepçe, ıslık, bisküvi, serçe, mucize

Bu benim ikinci katılışım. Kelimeleri görünce bisküvi kelimesinin beni zorlayacağını düşünmüştüm. Gelin görün ki, kelepçede tıkandım. :) Ne kadar toparlayabildim bilmiyorum. Daha uzun ve daha iyi olabilir. Ama bunun için daha fazla zamana ihtiyacım var ve ben daha fazla oyalanmak istemedim.Öyle güzel hikayeler çıkmış ki, yayınlayıp yayınlamama konusunda tereddüt ettiğimi itiraf edebilirim. Oyuna katılmasanız bile hikayeleri mutlaka okuyun. Çok seveceğinize eminim.

3 Ocak 2021 Pazar

Kelime Oyunu 5 (Zaman Küser mi İnsana?)




(Kelime oyununun bu haftaki kelimelerini Bonheur belirledi.)

Biraz geç kalmış olabilirim. :) Açıkçası bu fikre ilk rastladığımdan beri  katılmak istiyorum. Aklımda çeşit çeşit hikaye senaryosu kursam da, yazıya dökme fırsatı bulamadım hiç. Bir iki saat önce (saat 01.38)  gaza gelmişken şiir yazayım dedim. :) Bu konuda hiç bir iddiam yok. Yazmaya başlayalı uzun yılar oluyor sadece.  Bir ara paylaşıyordum yazdıklarımı ama hem çalınma endişesi, hem yazdıklarım yalnızca kendime dair olmasa dahi (bazen bir şarkı, bazen bir kitap karakteri, bazen bir filmdeki kalp kırıklığı ilham verebiliyor) davetsiz misafirleri, etrafımı çevirdiğim surlarımın içine davet ediyormuş gibi hissetmem sonucu vazgeçtim. :)

Yazdığı şeyi kıskanmak, ona karşı bir koruma içgüdüsüne sahip olmak diye bir şey olduğunu biliyor muydunuz? :)) Kulağa bencilce veya kibir dolu gelebilir ama uzunca bir dönem böyle hissettim. İtiraf etmek istemesem de hala hissediyor olabilirim. Ama bunun üstesinden yavaş yavaş gelmek istiyorum.

Üstelik son iki senedir yazdıklarım çok kısa notlar şeklindeydi. Yani paslanmış olabilirim. :) Eğer bu oyuna devam edersem, düzenli olarak yazarsam çok faydasını görürüm diye düşünüyorum.  Umarım beğenirsiniz. (Kısa olmasını görmezden gelin :) )

Kullanılması gereken kelimeler; kedi, film, keman, hasret, ağaç.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...