Cam Şato Serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cam Şato Serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2024 Salı

(BCP Şubat) Ateşin Varisi 3 - Sarah J. Maas (Kitap Tanıtım ve Yorum)

BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında üç yılı tamamladık. (2021 - 2022 - 2023)  Dördüncü yılımızda da etkinliğimize devam ediyoruz. Etkinlik için her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi ve etkinlik kuralları için tıklayın. Katılmak isterseniz de yorumlarda belirtin. :) Şubat ayının teması Yalnızlık, Dostluk, Sevgiydi. Bir serinin devam kitabı hakkında bir şeyler okumanın biraz tatsız bir durum olduğunu biliyorum ama  Cam Şato serisinin üçüncü kitabı bu tema için uygun geldi bana. :) Baş karakter olan kızımızın çocukluğundan beri yalnız kurt gibi dolaşması, eksikliğini sonuna kadar hissettiği dostluk ve sevgiye bir adım daha yaklaşması...

1- Cam Şato kitabının yorumu için tıklayın. :) 

2- Karanlık Taç kitabının yorumu iççin tıklayın. :)

Wendlyn denizin ötesindeki krallık. Kızımız buraya geleli iki hafta oluyor. Chaol, kızımızın gerçek kimliğini öğrenmiş ve kraldan olabildiğince uzak olması için kralı kandırarak kızımızı Wendlyn e yollatmıştı. Görevi Adarlan ın bu ülkeyi fethetmesi için ülkenin kral ve prensini öldürmek. Tabi ki kızımızın buraya gelme amacı bu değil. Burası aynı zamanda Feylerin ülkesine çok yakın. Yani atalarının... Bir şekilde onlara ulaşıp cevaplar almak niyetinde.  Ama buraya geldiğinden beri tüm azmini kaybetmiş durumda. Tıpkı uzun süredir sahip olduğu tek dostunu kaybettiği gibi. 

Fakat karşılaştığı bir Fey onu götürmeye geliyor. Rowan onu, üç Fey kardeşten biri olan (kızımızın da atalarından biri oluyor) Kraliçe Maeve e götürüyor. Kızımız onun tehlikeli olduğunun farkında ama anahtarlarla ilgili cevaplanması gereken çok fazla bilinmezlik var. Bu nedenle Maeve nin şartını kabul ediyor. Kızımız sahip olduğu ateşe hükmetme gücünde kendini kanıtlamalı ve varisi olduğu mirası kabullenmeli. Bu nedenle Rawon dan eğitim alması gerek. Bu arada Rawon un Kraliçenin-dolayısıyla kızımızın- uzaktan kuzeni -belki bin yaşında- olan bir Prens olduğunu öğreniyoruz. Rawon da bu bebek bakıcılığı görevinden pek hoşnut değil. Eğitimler Celaena nın Fey tarafını uyandırmak ve gücünü açığa çıkarmak için. Rawon un acımasız ve şaka götürmez eğitimi kızımızı zorluyor.

Adarlan da ise aslında kızımızın kuzeni olan ama zalim kralın komutanı olarak görev yapan Aedion ortaya çıkıyor. Gaddarlığı ile ünlü Aedion un saraya çağırılmış olması hayra alamet değil. Chaol ile Aedion un sırları bizleri de şaşırtıyor.

Bir de Manon Siyahgaga diye bir cadımız var. Büyükannesi olan siyahgaga klanının baş cadısı Matron toplanmaları için tüm cadılara haber yolluyor. Siyahgagalar, Sarıbacaklar ve Mavikan klanı olmak üzere tüm cadılar bir yerde toplanıyor. Birbirlerinden de pek hoşlandıkları söylenemez.. Kızımızın önceki kitapta küçük(!) bir husumet yaşadığı cadının intikamı için olduğunu düşünmüştüm ama meğer zalim kralın gizli gizli yetiştirdiği silahları için cadılara bir teklifi var. 

Kızımız yavaş yavaş inadını kırıp içindeki güce ulaşsa da kontrol etmek için çok daha fazla çalışması gerek. Bu da Rawon ile o sevimli(!) derslere devam etmesi gerektiği anlamına geliyor. Yakınlarda ortaya çıkan bilinmeyen karanlık ve tehlikeli bir yaratık ardında yarı Fey cesetleri bırakmaya başlayınca işler daha karanlık bir hal almaya başlıyor. Çünkü bu yaratık kızımızın geçmişinden geliyor. Belli ki zalim kralın karanlığı bu kıtaya da ulaşmış durumda.

Prensin sorunları devam ediyor. Gerçi Prensin sorunu kızımızla aynı sayılabilir. O da sahip olduğu gücü kontrol etmeye çalışıyor. Ve kendine mütevazi bir müttefik bulmuş durumda. Chaol ise kralın gücünün arkasındaki gerçekleri ve büyünün yok oluş sebebini araştırıyor. Prens ile arasına soğukluk girse de onun yardımına ihtiyacı var.


Kızımızın Mistward daki yaşadıklarını merakla okusam da bu kitapta yazarın kurguyu üç farklı yerden anlatmaya devam etmesi biraz dikkatini dağıtıyor insanın. Kızımızın cevaplar bulmak için yaşadıklarını, Adarlan da Prens ile Yüzbaşıyı ve Kralın teklifi ile bir araya gelen cadıları okuyoruz. Başlarda biraz zorlandım çünkü kızımızın Feyler ve yarı Feyler ile olan macerasını çok daha fazla merak ediyordum. İlerleyen sayfalarda her bölüm daha büyük bir merakla okuttu kendini. Yazara bir parça kızmadım değil. Karakterlerin sürekli kayıplar vermesi insanın canını yakıyor okurken. Ayrıca kızımızın bu kitapta gerçekten eşi olabilecek birini bulduğunu düşünüyorum. Yazar bu karakteri harcarsa çok kızacağıma eminim. Bu kitapta çok daha fazla birbirinden ilginç, fantastik ve tehlikeli yaratıkla tanışıyoruz.  Kitap öyle akıcı ki 630 sayfa olmasına rağmen çok kısa sürede bitti.



21 Aralık 2023 Perşembe

Karanlık Taç 2 - Sarah J. Maas (Kitap Tanıtım ve Yorum)

 

1- Cam Şato kitabının yorumu için tıklayın. :) 

Kralın yaveri (suikastçısı) olmak için girdiği yarışmayı kazanmak Celaena yı özgürlüğe bir adım daha yaklaştırdı. Ama asıl mesele şimdi başlıyor. O, artık kralın kirli işlerini yapmakla yükümlü. Kralın işaret ettiği her kimse kızımız onun kesik başıyla geri dönmeli. Şimdiki görev krala karşı ayaklanmaya niyetli olan asileri ortadan kaldırmak. Eline verilen isim ise on üç yaşından beri tanıdığı bir isim; Archer. 

Saraya yeni gelen kralın çapkın kuzeni ve gece ortalıkta dolaşan karanlık figürler... Saray her zamanki gibi kızımıza bin bir türlü tehlike vaat ediyor. Yeni hedefi Archer a ulaşan kızımız, bu gizemli asi grup ile ilgili bilgi almaya niyetli. Archer hayatını bağışlaması karşılığında onun için gerekli araştırmayı yapmayı kabul ediyor. Saraydakilere öğrendiklerinin hepsini anlatmıyor tabi.  Asi grubun, öldüğü sanılan eski prensesi tekrar tahta çıkarmak istedikleri haberi kızımızı şaşırtıyor. (Tahminlerim doğru çıktı) Bir balo ve fiyaskoyla sonuçlanan bir girişim...

Kızımız başka bir gizli tünel buluyor ve çok eski bir kütüphaneyle karşılaşıyor. Dahası büyüyü etkisiz kılan koca demir bir kapıyla. Bu kapı içeriye bir şeylerin girmesini engellemek için mi, yoksa içeriden dışarıya bir şeylerin çıkmasını engellemek için mi?

Kızımız sonunda sevdiceğinin kim olacağına karar veriyor. Prens de bu durumu kabul ediyor. (Prenses N ile Prensi çok yakıştırıyorum.) Ama prensimizin daha büyük sorunları var. Tüm ülkede yasaklanmış olan şey sizde baş göstermeye başlasaydı ne yapardınız? Kendindeki değişimin nedenlerini ve duyulursa neler doğuracağını çözmeye çalışan prensimiz bu durumdan kimseye bahsedemiyor. Lakin kızımızın çenesi o kadar sıkı değil. Sahip olduğu sırları yavaş yavaş arkadaşlarına açmaya başlıyor. 

Ama beklenmedik bir anda verdiği kayıp onu intikam ateşinin kızılına bürüyecek. Artık onu durdurabilecek pek fazla kimse yok. Bütün güvenmek istedikleri artık birer düşman onun için. Ortalık biraz durulsa da, kızımızın çözmeye çalıştığı bilmeceler büyük bir efsaneyi ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda zalim kralın planlarının ne olduğu ve gücünün kaynağını da... Öğrendiği sırlar müttefikleri de beraberin de getiriyor. Ve bir başka ihanet köşe başında kızımızı bekliyor.

Kitabın başındaki olayda itibaren kızımızın krala karşı göründüğü kadar itaatkar olmayacağı belliydi. Kısa süre içinde durumun gerçekten de böyle olduğunu görüyoruz. Ama kızımız arkadaşlarının güvenliği için kimseye bunlardan bahsetmiyor. Bir kere kızımızın ödü kopsa da o demir kapıyı açmak istemesi çok düşüncesizceydi. Ya büyük bir kötülük hapsedildiyse oraya? Sırf merakından böyle büyük bir risk almasını gençliğine bağlıyorum. Bir de çalar saat mevzusu var. Böyle fantastik bir kurguda çalar saat sırıtıyor biraz. Ayrıca sevgili yazarımız bu kitapta da kızımızın kararsız tavırlarına inatla devam ettiğinden emin olmuş. Neyse ki kurgunun gerisi gayet sürükleyici olduğundan bu durumu görmezden gelebiliyorum. Mort u (konuşan bir kapı kulpu) eğlenceli bulduğumu söylemeliyim. Kızımıza daha yakın olmasını ve sürekli söylenip laf sokmasını okumak isterdim. Devam kitabına en kısa sürede başlamak istiyorum. (-ki şuan beşinci kitaba başlamak üzereyim. Bu seri bana iyi geldi ya :))


14 Aralık 2023 Perşembe

Cam Şato 1 - Sarah J. Maas (Kitap Tanıtım ve Yorum)

Aslına bakarsanız aylardır kitap okuyamıyorum ama geçen hafta kuzenim benden okumak için kitap isteyince o kitaplığın karşında okumayı ne kadar özlediğimi fark ettim. Resmen burnumda tüttü. Hemen yarım kalmış çerezlik bir kitabım vardı onu tamamlayıp Cam Şato serisine el attım. (Bu arada serinin dördüncü kitabına başlıyorum. Üçüncü kitabı ayrı bir beğendim.) Gelelim serinin ilk kitabının tanıtımına:

Sekiz yaşındayken, Suikastçılar Kralı tarafından ölmek üzereyken bulunup bir suikastçı olarak eğitilmiş olan kızımız Celaena, Adarlan ın en kötü şöhretli suikastçısıdır. Ta ki bir yıl önce ihanete uğrayıp yakalandığından beri Endovier tuz madenlerinde çalıştırılıyor. Ama bugün farklı, bugün ona madenlerden ayrılırken farklı biri eşlik ediyor; Kraliyet Muhafızı Chaol. Beklenmedik bir anda kendisini Veliaht Prensin karşısında buluyor. Prens Dorian ın kızımıza bir teklifi var. Zalim kral kirli işlerini yaptıracağı bir suikastçı arıyor ve bu ulvi görev için Cam Şatoda ufak bir yarışma düzenleyecek. (Açlık Oyunları başlasın...) Prens kendisinin himayesinde bu yarışmaya girip kazanırsa dört sene sonra kızımıza özgürlüğünü vaat ediyor. Yalnız ünü ülkenin sınırlarını aşsa da farklı bir isimle yarışması gerekli.

On yıldır büyüyü yasaklamış olan Kralın zalimliği insanoğlu ile sınırlı değil. Büyünün içinde yaşayan feyler, periler, ruhlar, gulyabaniler gibi pek çok canlıya savaş açıp onları yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda bırakmış. Hala kanında büyüden bir parça taşınlar var. Ama kendileri bile büyüyü unutmuş durumda. Uzun bir yolculuğun ardından Cam Şato nun yer aldığı şehre varıyorlar. Kısa süre içinde birbirinden tehlikeli görünen kişilerle bir arada antrenman yapmak ve kendini elemelere hazırlamak zorunda kalıyor. Bu sırada saray içinde dönen olayları gözlemlemek ve yüzbaşı Chaol u yakından tanıma fırsatı buluyor. Bu duruma Prensin renkli kişiliğini de ekleyelim.

Sarayda bir şeyler döndüğünü kısa süre sonra anlıyoruz. Vahşi şekilde katledilmiş olarak bulunan hayvan ve insan cesetleri gizli tutulmaya çalışılsa da dedikodular önü alınamaz bir sel gibi hızla yayılıyor. Sıradaki kendisi olabilir. Kızımız tetikte olmalı. Krala karşı, prense karşı, yüzbaşıya karşı, rakiplerine ve prensin sayısız aşıklarına karşı...

Yarışma tüm vahşiliği ile devam ederken yarısı yenmiş ceset haberleri hız kesmeden devam ediyor. Sonra Fey bir prensesin ruhu gelip kızımıza uyarıda bulunması aslında büyünün hala ortalıkta kol gezdiğinin kanıtı. Yarışma kazanılmalı. Ne pahasına olursa olsun.

Öncelikle, beni rahatsız eden konu; aşk üçgenini bir kenara bırakın, baş erkek karakterimizin prens mi, yüzbaşı mı olduğunun belirsiz olması ve kızımızın iki karaktere de boncuk dağıtması. Ayrıca Fey bir prensesin ruhu gelip kızımıza '' bu yarışmayı kazanmalı ve ortalıkta kol gezen karanlığı yok etmelisin'' diyerek seçilmiş kişi olduğunu söylemesi tam bir klişeydi işte. Kızımıza bunu söylemek yerine onu bu görev için ateşleyecek -belki kızımızın geçmişine dair- bilgiler verebilirdi. Nedense bu konuşma bana fazla sıradan gibi geldi. Ne yapılması gerektiğini söyleyenler yerine, daha gizemli akıl hocaları tercihimizdir. :)

Bunun dışında akıcı ve güzel bir kitaptı. Kralın bir haltlar karıştırdığı belliydi. Kızımız kitaplara gömülüp araştırma yaparken edindiği bilgiler neticesinde parçalanarak ölenlerin katilinin kim olduğunu hemen anladım. Ülkenin ismi Adarlan olsa da her defasında Ardahan şeklinde okuma isteğimi bastıramıyorum. Fox karakterini sevdim. Muhtemelen devam kitaplarında tekrar karşımıza çıkacak.

Ayrıca on sekizinde ünlü bir suikastçı, yirmisinde bir yüzbaşı kulağa pek inandırıcı gelmiyor. Şu karakterler en azından 22-24 yaşında olsa daha iyi olmaz mı? Hayır yani dünyayı hep bu gençlik mi kurtaracak? :)))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...