Kitabın konusu arka kapakta çok güzel anlatılmış. Direkt alıntı yapıyorum;
''Kirby Matheson’ın arabasından çıkması, okul arazisini geçmesi, spor salonuna girmesi, ateş açması ve altı kişiyi öldürüp beş kişiyi yaralaması sadece yirmi iki dakika sürmüştü. Ancak okuyacağınız bu kitap, yaşanan silahlı saldırının hikâyesi değil. Akıllardan çıkmayacak o günün anbean tekrar canlandırılması hiç değil.
Bu, arkadaşları olan, kitap okumayı seven, bandoda saksafon çalan ve daha önce başını belaya sokmamış on altı yaşındaki bir gencin, okula dolu bir silahla gelerek sınıf arkadaşlarına ateş açabilecek bir canavar hâline gelme hikâyesi. Her bölümde başka bir kurbanın bakış açısından, Kirby’nin kim olduğu ve kime dönüştüğüne dair yapbozun parçaları adım adım birleşiyor. Bazı anılar sevgi dolu, bazıları oldukça karanlık; bazıları ise alakasız görünen kavgalar, ilk öpücükler ya da partilerle ilgili.
Bütün kapıların ardında ise kaçınılmaz son sizleri bekliyor.''
İlk hikayede dokuz yaşında bir kız doğum gününde olanları anlatıyor. Bir bölüm sonra Kirby nin okulu basıp bir çok kişiyi öldürüp, yaralayıp, intihar ettiği bölümü başka birinin gözünden okuyoruz. Bu karakterimiz Teddy ve yıllar önce kiloları sebebiyle zorbalığa uğradığı yaz kampında Kirby tarafından pek çok kez kurtarılmış biri. Olaydan sonra geçmişte tanıdığı Kirby ile anılarını hatırlıyor ve çevresinden gelen onu tanıdığında böyle bir potansiyele sahip miydi, sorularıyla boğuşuyor.
Gerçekten öyle miydi?




