Psikolojik Gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Psikolojik Gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2024 Perşembe

BCP Mayıs - A Shop for Killers (Dizi Tanıtım ve Yorum)


BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında dördüncü yılımızda da etkinliğimize devam ediyoruz. Etkinlik için her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi ve etkinlik kuralları için tıklayın. Katılmak isterseniz de yorumlarda belirtin. :)Mayıs temaları; dram, tarihi, gotik, İrlanda ydı. Çok yoğun bir dönemden geçtiğim için aksatmıştım mayıs ayını. Ama şu sıralar biraz rahatladığım için eksiği kapatayım dedim.

''Sakın kendini başkasına öldürtme, seni öldüren ben olacağım.''

Kızımız ailesini kaybettikten sonra on yıl tuhaf amcasıyla (Lee Dong Wook) yaşıyor ve ondan hayatta kalmak konusunda pek çok şey öğreniyor. Ama yine de amcası hakkında pek bir şey bildiği söylenemez. Bir gün bir kadını taciz etmeye çalışan bir adamın ağzını burnunu kırdıktan sonra karakolluk oluyor. Bu sırada gelen bir telefonla amcasının intihar ettiğini öğreniyor. 

Amcasının -ve bir zamanlar kendisinin- yaşadığı yere gidip amcasını tanıyan bir kaç kişi ile birlikte cenaze düzenliyor ama amcası sessiz, zeki ve uyanık bir karakterken bu intihar işi hiç de akla yatkın değil.  Bir çocukluk arkadaşı kızımıza yardıma geliyor ama evde buldukları eski bir telefon amcasının gizli dünyasının kapısını açıyor bizimkilere. Amcasının sahip olduğu parayı görünce amcasının sadece bahçe hortumu satmadığını anlıyorlar ama keşfettikleri darkwebte bulunan satış sitesi işin ne kadar derin ve karanlık olduğunun ilk göstergesi. Ardından bir mesaj geliyor kızımızın bulduğu eski telefona;

''Sakın kendini başkasına öldürtme, seni öldüren ben olacağım.''

Sonrasında kızımızın çocukluğuna inip anne babasının nasıl öldüğünü ve amcasıyla neden kaldığını, gizemli amcasının geçmişini ve düşmanların neden kızımızın ve ailesinin peşine düştüğünü öğreniyoruz. Bir grup kızımızın kellesini isterken bir grup kızımızı korumaya çalışıyor. Kiralık katiller, verilen karanlık hizmetler, korumak için edilen yeminler ve kızımızın başına koyulan ödül ile bol silahlı ve aksiyon dolu bir dizi. Aynı zamanda kızımızın çocukluğundan itibaren yaşadıkları göz önüne alındığında dram yönü de ağır basıyor.

Eğer bir karakter fazla masum görünüyorsa kesin altından bir şey çıkar ve ben bunu bekliyordum biraz. Favorim kızımızın amcasının arkadaşı ve kızımıza yakın dövüş tekniklerini öğreten Pasin di.(Altta sağdaki) Aksanı ve tavırlarıyla çok komikti. İki arkadaşın birlikte böyle saçmalayabilmesini görmek gerçekten eğlenceliydi. Özellikle böyle tehlikeli bir geçmişe sahip olmalarına rağmen...

Dizi heyecanlı olduğu kadar gerilim doluydu. Her bölüm sonunda kendimi çok fazla kastığımı fark ettim. :) Finalde ki son sürpriz tam olarak tahmin ettiğim gibiydi. Kızımız hamlelerini çok güzel oynadı bana kalırsa. Velhasıl diziyi beğendim ben. Tekrar hatırlatıyorum dizi bol şiddet içeriyor. :)

23 Temmuz 2024 Salı

BCP Temmuz - Revenge Of Others (Dizi Tanıtım ve Yorum)

BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında dördüncü yılımızda da etkinliğimize devam ediyoruz. Etkinlik için her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi ve etkinlik kuralları için tıklayın. Katılmak isterseniz de yorumlarda belirtin. :) Temmuz ayının teması yaz, psikoloji, yolculuktu. Gizem kadar psikolojik yönü ağır basan Revenge of Others dizisini izledim. Gelelim konusuna;

Kızımızın ikiz bir erkek kardeşi var. İkisi küçükken terk edilmişler ve erkek kardeşi 8 yaşındayken evlat edinilmiş. Kızımız şu anda liseyi bitirmek üzere. Ayrı düşseler de kardeşiyle görüşmeye devam ediyor. Kendisi atış müsabakalarına katılıyor ve hala yetimhanede yaşıyor. Bir gün kardeşiyle görüntülü konuşurken konuşma kesiliyor ve kızımız bir kaç gün sonra kardeşinin o görüşme sonrası pencereden atlayarak intihar ettiğini öğreniyor. İnanmıyor tabi. Her ne kadar polisi bunun bir intihar olmadığına ikna etmeye çalışsa da kimse onu ciddiye almıyor. O da kolları sıvayıp abisinin okuluna kaydını aldırıyor. Niyeti katili bulmak.

Başrol oğlumuz ise (kendisini All of Us are Dead dizisinden hatırlıyorum) hasta annesinin bakım masraflarını karşılamak için canla başla çalışan bir lise öğrencisi. Bu kadar dram yetmez tabi, daha ilk bölümden oğlumuzun beyninde tümör olduğu ortaya çıkıyor ve sadece 6 ay ömrü kaldığını öğreniyoruz. 

İkilimizin ilk karşılaşmaları tatsız bir şekilde olsa da okul ve gizemli intihar olayı ikilimizi tekrar karşı karşıya getiriyor. Bir de zengin bir çocuk çıkıyor ortaya önceki sene bir olay yaşamış ve hafızasını kaybetmiş. 

Olaylar çok derin. Kızımız kardeşi hakkında yaptığı araştırmada derinlere indikçe bulduğu şeyler kendisini şok ediyor. Okulda bir intihar olayı daha gerçekleşince oğlumuz annesinin tedavi masraflarını karşılayamadığı için bazı olaylara karışıyor. Ama beynindeki tümörün de etkisiyle hiç olmadığı kadar vahşi. Birileri kızımızın gerçek niyetini ve kim olduğunu öğrenip ona tuzak kuruyor. Okulda adı çıkan kızımızın zor günleri daha yeni başlıyor ama oda kimseye papuç bırakacak değil. En azından yayında olmaya devam eden bir kaç kişi var. Birileri durumu daha da kötüleştirip bizimkileri zor durumda bırakmaya kararlı.

Bu anlattıklarım sadece ilk bir kaç bölüm. Dizide çok fazla vahşet, zorbalık var ve derin ve yoğun bir kurguya sahip. Psikolojik yanını da görmezden gelmemek lazım. Her bölüm sonunda insanın yüreğini hoplatmayı başarıyor. Oynanan akıl oyunları ve şaşırtmacalarla çok iyi kurgulandığını söyleyebilirim.

Dizinin en başında hafızasını kaybeden çocuktan şüphelensem de arkadaşı her zaman daha şüpheliydi. Ayakkabı mevzusunda resmen arkadaşı ne kadar tehlikeli biri olduğunu gösterdi. Anlamadı mı saf ayağına mı yatıyor bilemedim ama sanırım gerçekten anlamadı ne kadar manipületif biri olduğunu. Resmen herkesi parmağında oynatıyor. Finalde katil o çıkmazsa şaşıracağım. Belki ona da oyun oynanıyordur. Manipülasyon konusunda bu kadar yetenekli olup işlerin sürekli onun için ters gitmesi biraz sinir bozucuydu. Zaferleri hep kısa sürdü. :)

Bir de abisinin bir zamanlar kurtardığı bir çocuk var; yurt dışına gidecek olan... Ondan da şüpheleniyorum biraz. Tahminlerimin doğru çıkıp çıkmadığından bahsetmeyeceğim spoiler olmasın diye. Ama uzun süredir beni böyle hop oturtup hop kaldıran bir dizi izlememiştim. Dizi sosyoloji ve psikoloji konularında merakımı iyice arttırdı. Bu konuda kitap tavsiyelerinizi bekliyorum. :)



27 Ekim 2022 Perşembe

(BCP Ekim) Kül ve Kan - Kerri Maniscalco (Kitap Tanıtım ve Yorum)

BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında bu yıl da etkinliğimize devam ediyoruz. Etkinlik için her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayın. Etkinliğe katılmak isterseniz yorumlarda belirtin. :) (Etkinliğe katıldıysanız diğer üyelerin yazılarına yorum bırakmayı unutmayın.) Ekim ayının teması Zombi - Gotikti. Bu tema için Gölge ve Kan serisinin ikinci kitabını okudum.

Audrey, 1880lerin sonlarında toplumun dayattığı kadın kimliğini reddedip amcasının yanında otopsi yapan bir genç kız. Londra da yaşadığı korkutucu olay sonrası Thomas ile Romanya ya doğru yola çıkarken gazetelerde gizemli ölümlere ve yerel halkın inandığı mitlerden biri olan Dracula hakkında haberlere rastlıyor. Karindeşen Jack trajedisini henüz atlatamayan kızımız Audrey, Dracula hakkındaki bu hikayeleri pek ciddiye almıyor/almamaya çalışıyor. Çünkü mental olarak kendini toplayabilmiş, yaşadığı kayıpların yasını tutup arkasında bırakabilmiş değil. Yaşadığı trajedinin onda bıraktığı tek şey acı hatıralar değil. Gördüğü halüsinasyonlar durumun ciddiyetini ortaya koysa da kızımız kendini bu durumla yüzleşmeye hazır hissetmiyor. 1880lerin sonlarında bir kızın cesetlerle ilgilenmesi ne kadar abes bir durum olarak görülse de kızımız Thomas ile birlikte Adlî Tıp konusunda eğitim almak için yola çıkmış durumda. Tren yolcuğunda karşılaştıkları nahoş sürpriz ikilimizi beklenmedik bir şekilde yakalasa da Adlı Tıp eğitimi almak için yola çıktıkları düşünülünce ölülerden uzak kalamayacakları kesin.

 Eğitim alacakları şatoya vardıklarında -ki bu şatonun Drakulanın şatosu olduğu söyleniyor - okula yalnızca iki öğrenci kabul edileceğini, bu iki kişinin bir ay boyunca eğitim alacak 9-10 kişi arasında seçileceğini öğreniyorlar. Artık Londra'da olmasalar da Romanya da kadınların ölülerle haşır neşir olmalarını hoş karşılayan bir ülke değil. Kızımızın kendini kanıtlaması için çok çalışması gerek. Gördüğü kabusların da pek yardımı olduğu söylenemez.

Şatoda eğitim alacak olan tek kız olsa da burada Anastasia ile karşılaşınca biraz rahatlıyor. Audrey nin Thomas ile olan tartışması sonrası kendini daha yalnız hissetmesini bir nebze de olsa azaltan tek şey yeni edindiği arkadaşlar. Ölümler devam ederken dostla düşmanı ayırmak çok zor. Şatonun altındaki gizli yollar, vampir yarasalar, Drakula nın gerçek varisi, kansız cesetler, vahşi ve kanlı tasvirlerle dolu resimler ile tam bir gotik havasına sahip bir kitap.

 İlk kitapta Thomas in küstah tavırları beni bir parça sinir etse de, bu kitapta çok sevimliydi. Beni rahatsız eden şey ise olaylarin çok yavaş gelişmesi. Kitabın ilk 200 sayfası 4-5 günü anlatıyor sadece. Ayrıca Audrey nin yaşadığı trajediyi anlasam da kendini paranormal olaylara bu kadar kaptırması bana biraz uyumsuz hissettirdi. Sürekli izlendiğini, ormandaki kurtları felan düşünmesi çok fazla kendini tekrar etti.

Thomas in kız kardeşi çok gereksiz bir karakterdi. Kurgudaki tek işlevi ilk karşılaştıklarında Audrey nin Thomas ı kıskanmasına sebep olmuş olması. Kurgunun ilerleyen bölümlerinde ne olursa olsun bu mesele çok hızlıydı. Sanki yazar bak ben bu karakteri ileride kullanıcam dercesine gösterdi çekti.

 Kitap boyunca gerçek katilin kim olduğuna dair bir çok farklı fikir geçti aklımdan. Ne zaman birinden şüphelensem Audrey de ondan şüphelenmeye başlayınca kurgu gereği katilin o olmayacağını anladım. Kitap akıcı ve güzeldi. Karakterleri sevsem de özellikle Audrey e tam olarak bağlanamadığımı hissediyorum.  Thomas ise kırdığı potlar sebebiyle biraz beni kızdırsa da şımarık tavırlarıyla ilgi çekici bir karakter. Kitap akıcı lakin çok fazla gereksiz betimlemeyle uzatıldığını düşünüyorum. Tamam gotik bir geçmişe sahip karanlık bir şatoda bulundukları için her ayrıntıyı anlatmak mantıklı gelebilir ama bir süre sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Bunun dışında sevdim ve seriye devam edeceğim.



14 Ağustos 2022 Pazar

Forgotten (Film Tanıtım ve Yorum)

21 yaşındaki başrol oğlumuz, abisi, anne ve babasıyla yeni bir eve taşınıyor. Psikolojik rahatsızlığı sebebiyle ilaç kullanan oğlumuz ailesiyle mutlu mesut yaşarken abisiyle yağmurlu bir gecede dolaşmaya çıkıyorlar.

Her şey o gece başlıyor. Kendisinden önce eve dönen abisinin kaçırılmasına şahit olan oğlumuz durumu hemen ailesine ve polise bildiriyor. 19 gün sonra abisi geri dönüyor ama kaçırılmasından itibaren hiçbir şeyi hatırlamıyor. 

Sonrasında oğlumuz geriye dönen kişin abisi olmadığını iddia etmeye başlıyor. Gece abisini takip ederken yakalanmaktan son anda kurtulduğunu düşünürken tekrar yatağında uyanmış olması onun için işleri zorlaştırıyor. Gerçekten bunlar yaşandı mı, yoksa hepsi hastalığının sebep olduğu korkunç rüyalar mı? Gerçekleri ortaya çıkartmak konusunda inatçı olan oğlumuz sonuçtan hiç de memnun olmayacak. Çünkü hiçbir şey göründüğü ya da beklediği gibi değil.

Gerilim dolu güzel bir filmdi. Beklenmedik ters köşeleri ile beni şaşırtmayı başardı. :) Bazı bölümlerde gerim gerim gerildim. Kim iyi kim kötü belli değil. Aksiyonu bol bir psikolojik gerilim filmi arıyorsanız bir göz atın.

24 Mart 2022 Perşembe

(BCP - Mart) Doctor Prisoner (Dizi Tanıtım ve Yorum)


BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında bu yıl da etkinliğimize devam ediyoruz. Etkinlik için her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayın. Etkinliğe katılmak isterseniz yorumlarda belirtin. :) (Etkinliğe katıldıysanız diğer üyelerin yazılarına yorum bırakmayı unutmayın.)

Mart ayının teması 14 Mart Tıp Bayramı sebebiyle Tıptı. Bu sebeple listemdeki dizilerden birini izlemeye karar verdim. Bir de Tess Gerritson dan bir kitap okurum diye düşündüm. Yetişirse onu da ekleyeceğim.

16 Bölüm

Daha ilk bölümüyle beni etkilemeyi başardı. Dizi; tutuklu olarak hapishanede bulunan, kendisi gibi güçlü tanıdıkları olan bir kadının hastalık bahanesiyle hapisten çıkıp hastaneye yatmaya çalışmasıyla başlıyor. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın bunu başaramıyor. Ta ki zeki ve kurnaz doktorumuz ona sağlam bir neden ve ihtiyacı olan semptomları sağlayacak maddeleri söyleyene kadar. Suçlu kadından istediği tek şey ise, yakında hapse girecek olan biriyle görüşebilmek için belirli bir hapishanenin sağlık bölümünde görevlendirilmesini sağlaması. Nedenini ise kısa zaman sonra öğreniyoruz. 

Aslında üç yıl öncesine kadar güçlü ve başarılı olan doktorumuz çalıştığı hastanede imkanı olmayanları tedavi edip gerekirse parasını kendi cebinden verecek kadar naif ve güzel bir kişiliğe sahipmiş. Lakin hastane yönetiminin istediği ve baskı yaptığı bir imzayı atmayı istemeyerek kabul etmek zorunda olmasıyla başlayan olaylar silsilesi doktorumuzu karanlığa doğru çekmeye başlar. Hastanenin hatırı sayılır destekçilerinden olan zengin birinin şımarık oğlu, trafikte bir canavara dönüşüp zincirleme kazaya sebep olur ve kendisinin burnu bile kanamaz. Kaza sırasında doktorumuzun eski hastalarından olan engelli hamile bir kadın ve eşi çok kötü yaralanır. Doktorumuz hamile kazazedeyi ameliyat ederken odaya dalıp ortalığı karıştıran kişi trafik kazasına sebep olan şımarık veletten başkası değildir. Ameliyattaki hastasını kaybetmesi yetmezmiş gibi bir de hastane ve şımarık veledin birlik olup doktorumuzu işinden etmesi bardağı taşıran son nokta olur.

3 Şubat 2022 Perşembe

Voice 1. Sezon (Dizi Tanıtım ve Yorum)

 

16 Bölüm 

Gözü pek bir polis memuru olan başrol oğlumuz önemli bir davayı kapatmış olmanın rahatlığıyla kutlama yaparken, eşi vahşice öldürülür. Konuştuğu son kişi ise tehlikede olduğunu fark edip aradığı acil durum hattındaki bir kadın polistir. Polis abimiz eşinin ölümüyle yıkılır, katil yakalanır. Lakin eşiyle telefonda konuşan kadın polis, mahkemede telefonda duyduğu sesin şüpheli şahsa ait olmadığını iddia eder. Tabii ortalık karışır. 

Aradan bir kaç yıl geçse de polis abimiz kendini toplayamaz. Sonrasında ise Golden Time ismini verdikleri bir edip kurulur. Bu ekip acil durumlarda olaya en kısa sürede müdahale edecek ve  acil durum hattıyla koordineli çalışacaktır. Polis abimizin bu ekibe katılması istenir. Hem de kim tarafından? Yıllar önce mahkemede ortalığı karıştırıp eşinin katilinin suçsuz olduğunu iddia eden kadın polis tarafından. İlk başta bu teklife öfkeyle yaklaşan abimiz bir kaç olayın ardından hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark eder. Golden Time ekibinin müdürü olan ablamız, küçükken geçirdiği bir kaza sonrası diğer insanların duyamadıklarını fark etme konusunda uzmanlaşmıştır. Gerçekten de polis abimizin eşini başkası öldürmüştür ve aynı katil polis ablamızın babasını da öldürmüştür. İkilimiz, polis içindeki çürük elmalara, yolsuzluklara, hasıraltı edilen olaylara rağmen gerçek katili bulmaya çalışacaklar.

Ben beğendim diziyi. Aksiyon ve heyecan hiç düşmüyor dizide. Başrol kızın sürekli gizli bir şeyler söylüyormuşcasına fısıldar gibi konuşması ilk başta rahatsız etti ama alıştım bir süre sonra. Dizide vahşi ve kanlı sahneler mevcut. O nedenle yaşı küçük olanların izlemesini tavsiye etmiyorum.


27 Aralık 2021 Pazartesi

(BCP - Aralık) Ormanın Esrarengiz Gözleri - Robert Liparulo

 BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınEtkinliğe katılmak isterseniz yorumlarda belirtin. :) (Etkinliğe katıldıysanız diğer üyelerin yazılarına yorum bırakmayı unutmayın. Yazı yayınlamasanız dahi vakit bulduğunuzda grup üyelerinin yazılarına uğramayı ihmal etmeyin.)

Aralık ayının teması; zaman yolculuğu ve paralel evrendi. Bu tema sayesinde geçen sene ilk kitabını okuduğum Hayalevi Kralları serisinin ikinci kitabını okudum. İlk kitabın konusundan kısaca bahsedeyim;

İlk kitap Karanlık Gölgeler Evi; Yeni taşındığınız kasabada, mutfakta konuşan birinin sesi üst kattan geliyorsa, yürüyen birinin ayak sesleri azalıp artmadan sabit bir şekilde duyuluyorsa, tozla kaplı zeminde babanızın ayağının iki katı büyüklüğünde bir ayak izi buluyorsanız o evi satın almak konusunda bir kez daha düşünmelisiniz. Bu evde, farklı diyarlara açılan bir sürü kapının olduğu bir koridor var. Dilerseniz bu diyarları ziyaret edebilirsiniz. (Dikkat; Can güvenliğiniz koruma altında DEĞİLDİR.) Kulağa hoş geliyor. Peki o diyarlardan sizi ziyarete gelebilecek sürprizlere ne demeli? Bu ziyaretçilerin hepsi de iyi niyetli olamaz değil mi? 

İkinci kitapta olaylar kaldığı yerden devam ediyor.

 Xander(15), David(12), küçük Toria(9) ve babaları, tavandaki gizemli odalardan geldiğini bildikleri gizemli bir adam tarafından kaçırılan annelerini bulmak için kolları sıvıyor. Ama o iş o kadar kolay olmayacak. Çünkü bu gizemli ve ürkütücü koridorda yirmi kadar kapı var. Her kapının ardında bir oda bulunuyor ve her odada başka bir yere, zamana açılan birer kapı bulunuyor. Odada bulunan eşyalardan bir kaçını giyip, üzerinizde taşırsanız o vakit bu gizemli kapı açılıyor. Ancak o kapının ardında neyle karşılaşacağınız belirsiz. Bir savaşın ortasında kalabilir, kendinizi Amazon ya da kutuplarda bulabilirsiniz. Ve odalar sürekli değişiyor. 

Annelerini kurtarmak isteyen ailemiz, odaları incelemeye ve plan yapmaya karar veriyor. David ise biraz aceleci davranıp bir kapıyı açtığında kendini tankların ve askerlerin ateş ettiği yıkık dökük bir evde buluyor. Bu savaşta şahit olduğu vahşetin ruhunda açtığı yaralarla geri dönüyor.

 Xander hala babasina öfkeli. Çünkü babasının bu ev ile geçmişini yeni öğrendi. Ama artık gerçeklerle yüzleşme vakti. Annelerini bulmak için tüm aile birlik olmalı ve bir plan yapmalılar.

 Annelerinin ortalıkta gözükmemesi birimlerinin dikkatini çekiyor. Bu arada milattan önce bir prensi öldürmek için emir alan bir suikastçı ve ailemizi evden atmak isteyen zengin ve tehlikeli bir adam bizimkiler için işleri iyice zorlaştıracak. 



İlk kitap gibi bu kitabı da sevdim. Ama bu kitapta Xander, aksi ve başına buyruk tavırlarıyla çok fazla gözüme battı. Yine de finali fazlasıyla merakta bırakıyor insanı. Ortaokuldan itibaren herkesin okuyabileceği bir seri.  

Bu arada Blogları Canlandırma Projesi olarak bir seneyi ardımızda bıraktık. 2022 ile beraber yeni temalar ile projemize devam edeceğiz. Katılmak isterseniz haber verin. :)


21 Ağustos 2021 Cumartesi

Girl From Nowhere (Dizi Tanıtım ve Yorum)



Bu kez bir Tayland dizisi ile geldim.

 Gizemli bir karakter olan Nanno, dizi boyunca her bölüm farklı okullara transfer olup o okuldaki uygunsuz davranışları, sahtekarlıkları, iki yüzlülüğü, suistimalleri ortaya çıkarıyor. Onun bir kahraman olduğu düşüncesine kapılmayın. En karanlık sırlarınızı ortaya dökmekten, size ceza verirken çevrenizdekilere zarar vermekten, ortamları kaosa sürüklemekten çekinmeyen, hatta bundan zevk alan bir karakter. Diziyi izlerken ne düşüneceğimi bilemedim. Büyük suçları ifşa edişini takdir etsem de, ufak kıskançlıkları körükleyip ortalığı birbirine katması çekilmezdi. Şöyle ki, bazı bölümlerde karşısındakileri kışkırtıyor, hata yapmaları için ortamı hazırlıyor, hata yaptıkları an onları cezalandırmak ve unutulmaz bir ders vermek için hazır bekliyor. İlk sezon 13 bölüm.


5 Ağustos 2021 Perşembe

Dehşetin Nefesi ve Ölmemi İsteyenler (Film Tanıtım ve Yorum)

 Jacop, askeriyede doktorluk yaparken bir gün acil müdahale edilmesi gereken bir yaralı gelir. Uğraşlar sonunu kalbi tekrar çalıştırılan yaralı asker aslında Jacop ın kardeşi Isac tir. Sonrasında Isac in öldüğü haberini alır. Aradan bir iki yıl geçer. Jacop artık askeriyeden normal hayata dönmüş ve bir hastanede doktorluk yapıyordur. Evli ve bir çocuk babasıdır. Savaşın izlerini henüz üzerinden atamamış, hala kabuslar görüyordur. 
Bir gün bir adamla karşılaşır ve o adam Jacop a kardeşinin ölmediğini ve tünellerde yaşadığını söyler. Ardından gözlerinin önünde adam öldürülür. Başta söyledikleri saçma gelse de tereddüde düşen Jacop, kardeşini aramaya çıkar. Bu sırada peşinde gizemli adamlar vardır. HDA adında bir ilacın travma sonrası stres bozukluğu hastalarına verildiğini ve bu ilacın çok kötü yan etkilerinin olduğunu öğrenen Jacop kardeşinin de bu ilaç sebebiyle kötü durumda olduğunu fark eder. Sürekli peşinde dolanan adamlardan daha büyük sıkıntısı vardır Jacop ın. Kardeşinin hayatıyla kendi hayatı birbirine karıştığında neyin sahte, neyin gerçek olduğunu anlamak iyice güçleşir. Ortada bir komplo mu var, yoksa her şey bir hayal ürününden mi ibaret?

Başta normal başlayıp, sonrasında beni şaşırtmayı başardı. Klasik bir; gizemli deneylere ve bu deneyleri yapanlara başkaldırı şeklinde ilerleyecek zannettim ama bir yerden sonra Jacop ın gerçeklerle yüzleşmesi onun kadar beni de şaşırttı. Filmde finale yakın uygunsuz bir sahne var. Ailecek izlenecek bir film değil. Baştan söyleyeyim. :)


Hannah (Angelina Jolie), bir itfaiye biriminin lideriyken ekibiyle beraber büyük bir orman yangınının ortasında kalır. Rüzgarın yön değiştirmesi sebebiyle hayatları tehlikeye girer ve kurtarmaya çalıştığı üç çocuk gözlerinin önünde ölür. Günah keçisi seçilen Hannah, ormanın derinliklerinde bulunan bir yangın kulesine atanır. Yangında ölen çocukları hala kabuslarında gören Hannah bu trajediyi bir türlü atlatamaz.

Kasabanın şerif yardımcısının bir arkadaşı olan Owen, güçlü isimlerin kirli işlerine dair bir kaç bilgiye ulaşır ve kısa süre sonra patronunun öldürüldüğünü öğrenir. Belli ki bu durum birilerini fena kızdırmıştır. Küçük oğlu Connor ı da alarak arkadaşı olan şerif yardımcısının yanına kaçmaya çalışan Owen, yolda saldırıya uğrar ve öldürülür. Connor ise kaçar. Saldırıdan önce babası Connor a bildiklerini yazıp verir ve bu kağıtları güvendiği birine vermesini söyler. Babasını öldüren adamlardan kaçan Connor ormanda Hannah ile karşılaşır ve ikilinin bir yandan kötü adamlardan bir yandan da orman yangınından kaçma macerası böylece başlar. Bu maceraya şerif yardımcısı ve eşinin katkılarını da unutmamak lazım.

İtiraf edeyim başka zaman izlesem bu kadar canımı acıtmazdı ama ormanlarımızla beraber içimizin de yandığı şu günlerde orman yangını barındıran film izlemek canımı acıttı. Ormanı ateşe verenleri görünce, bizim ormanlarımızı yakanlar onlarmış gibi öfkelendim. Rüzgarın ufak bir yön değiştirmesinin bile ateşin yayılma hızını nasıl arttırdığını görmek ürkütücü. Film güzel ama ben orman yangınından olaylara pek odaklanamadım. 

23 Şubat 2021 Salı

(BCP - Şubat Ayı) Flower of Evil (Dizi Tanıtım ve Yorum)

Flower of Evil
BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında gerçekleştirdiğimiz etkinliğin ikinci ayını tamamlamak üzereyiz. (Etkinlik hakkında bilgi almak için tıklayın; BCP) Şubat ayımızın teması Uzak Doğu idi. Katılımcılarımızın yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum. :) Her ayın başında o ayın temasının duyurusunu yapıyoruz. Ay sonunda o tema için okuyup, izlediğimiz; kitap-film-dizilerin yorumlarını paylaşıyoruz. Katılmak isterseniz takipte kalın. Benim bu etkinlik kapsamında Uzak Doğu teması için izlediğim dizi; Flower of Evil. 

K-drama dan bahsederken isimler yerine oğlumuz-kızımız şeklinde anlatmayı seviyorum. Bu dile yabancı olanlar için isimler kafa karıştırıcı ve zorlayıcı olabiliyor. Bazen ben bile zorlanıyorum tanıtımları okuduğumda. Çokta kafa karıştırmaya gerek yok hani. :)

 Baş rolümüz, evinin altındaki dükkanında metal işçiliği ile çeşitli hediyelik eşyalar, takılar yapan, tatlı mı tatlı bir kız babası. Eşi ise zeki bir polis. Bu naif görünümlü adamın karanlık geçmişinden kurtulmak için isim değiştirdiğini daha dizinin en başında öğreniyoruz. Duyguları taklit ederek hayatını devam ettiriyor. Bu konuda kendini eğitiyor. Çünkü anti sosyal kişilik bozukluğu var. Yani bildiğiniz psikopat. Sahte anne ve babası da var. Polis olan gelinlerinden pek hoşlanmayan bu sahte ebeveynler sürekli aksi ve hoşnutsuz tavırlarıyla kızımıza zor anlar yasatsalar da, polis kızımız eşinin ailesi olduğu (öyle zannettiği) için onları memnun etmek, aralarını düzeltmek için elinden geleni yapıyor. İlk bölümde bir yandan polis kızımızın çatlak iş arkadaşlarıyla bir olayı çözmeye çalışmalarını ve karanlık bir geçmişe sahip oğlumuzun çocukluk arkadaşı ile karşılaşmasını izliyoruz. Oğlumuz, kaçak bir suçlu konumuna düşmeden önce yaşadığı köyde yedi cinayet işlenmiş, katil intihar etmiş ve dosya kapanmış. Oğlumuzun bu katil ile olan yakınlığı onu da şüpheli konuma sokmuş. Köyden ayrıldığı gün (sanırım 18 sene önce) ölü bulunan biri için oğlumuzu suçlamış herkes. Ama bulamamışlar. Haliyle bu karşılaşma pek bir tatsız geçiyor ve oğlumuzun içindeki karanlığın işaretleri ortaya çıkmaya başlıyor. 

9 Şubat 2021 Salı

Search - (Dizi Tanıtım ve Yorum)

 

21. Bölge...

Burası Kuzey ve Güney Kore nin sınırında olan askeri bir bölge. İki ülke de sınırla aralarına askerden arındırılmış bir bölge bırakmış ve bu bölgelere askerlerin girişi tehlike arz ediyor. 

Güneyin askerleri bu bölgede kendilerine sığınmak isteyen bir kuzeyli kadın (nükleer araştırmalar yapan biri) ve bir bebeğe rastlıyorlar. O sırada ortaya çıkan kuzeyli askerler ile çıkan çatışma sonucu askerlerin neredeyse tamamı ölüyor. Kuzeylilerin bu kadını istemesinin sebebi,  nükleer (radyoaktif) bir araştırmayı çalan kişi hakkında bilgi sahibi olması.  Niye çalındığını ve kimin çaldığını bilmiyoruz. Ama çalan kişinin bir kaza sonucu bu maddeyi solumasına şahit oluyoruz.


İşler bundan sonra sarpa sarmaya başlıyor.

5 Eylül 2020 Cumartesi

Ölüm Oyunu - Koushun Takami (Tanıtım ve Yorum)





Dikkat Uyarı! Bu kitap fazlasıyla şiddet içeriyor.


''Hepinizin bildiği gibi ülkemizde mecburi askerlik uygulaması 

yok. Ordu, Donanma ve Özel Hava Savunma Kuvvetleri genç yaşta 

gönüllü olan, Devrim ve ülkemiz için ölesiye savaşmaktan çekinmeyen 

vatansever kişilerden oluşuyor. Bu kişiler sınırlarımızda gece gündüz 

demeden hayatlarım tehlikeye atıyorlar. Program’ı ülkemize özgü bir 

mecburi askerlik uygulaması olarak değerlendirmenizi istiyorum. 

Ülkemizi korumak için...

...

4. Güvenlik sebebiyle oluşturulan ve ülkemizin savunma gücü tarafından yürütülen dövüş simülasyonu. Resmî adı 68 No.lu Dövüş Deney 

Programı’dır. İlk Program 1947 yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırma 

maksatlı bu programın yürütülmesi için her yıl ülkedeki liselerden elli 

adet birinci sınıf belirlenir. (1950 yılından önce bu sayı kırk yediydi.)

Aynı sınıfa devam eden öğrenciler sadece bir tanesi hayatta kalana 

dek birbirleriyle mücadele etmeye zorlanır. Harcanan süre de dâhil 

olmak üzere bu deneyden elde edilen sonuçlar veri olarak kaydedilir.

Her sınıf için hayatta kalan son kişiye (kazanana) ömür boyu aylık 

bağlanır ve Büyük Diktatörün imzalı bir kartı hediye edilir.''


Kalan öğrenci sayısı: 42

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Kapkaranlık Ormanda - Ruth Ware (Tanıtım ve Yorum)




İşte size bir fıkra:

Bir cinayet romanı yazarı, bir oyun yazarı, bir avukat, bir doktor, bir gelin ve bir nedime... Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde cam bir evde bir araya gelirler. Durun bir dakika... Hadi işi biraz ilginçleştirelim. Fıkra değil de, korku masalına ne dersiniz?



 Kitabımız, ormanda canı pahasına koşan biriyle başlıyor. Sonrasında yarım yamalak hatırladığı araba farları... Ve kendini hastanede buluyor.

29 Mayıs 2020 Cuma

The Dressmaker ve No One Lives (Film Tanıtımı)





Düşlerin Terzisi - The Dressmaker

On yaşında gönderildiği kasabaya on beş sene sonra dönen baş karakterimiz, kasabalı tarafından pek hoş karşılanmaz. Nedeni ise, birini öldürdüğü için kasabadan gönderilmiş olmasıdır. Fakat, bahsedilen olayı kendisi hatırlamamaktadır. Küçükken yaşadıklarını hatırladıkça, kasabalıların ona küçükken de pek hoş davranmadıklarını öğreniyoruz. Pek çok ülke gezmiş ve modacıların yanında senelerce çalışmış olan kızımız, pejmürde bir halde yaşayan annesinin yanına geri dönüyor. Eve çeki düzen veriyor. Bir taraftan kasabalı tarafından katil muamelesi görmesinin ardındaki gerçekleri bulmaya çalışıyor. Bir yandan da kendisinden hoşlanmasalar bile, diktiklerini gördükçe tüm kasaba kapısında sıraya giriyor. Geçmişin ve geleceğin trajedileri birbirine karışınca, aradığı gerçekler bile toparlanmasına yardımcı olmuyor. Sakin bir dram filmi isteyenler için tadında bir filmdi. Ben sevdim ve finaline bayıldım.




Herkes Ölecek - No One Lives

Kanlı sahnelerden korkmuyorsanız, bu gerilim filmi tam size göre. Film bir çiftin taşınma yolculuğu ile başlıyor. İkili, yemek yemek için durdukları bir yerde, suç çetesi ile karşılaşıyorlar. İçlerinden biri tam bir psikopat. Bu ikiliyi kaçırıp araçlarına el koyuyor. Eve getirdiği aracın bagajından beklenmedik bir şey çıkıyor; elleri ve ağzı bağlı genç bir kız; Emma. Bu kız, hakkında kayıp ihbarı bulunan, bir seneden fazla süredir aranan bir kız. Meğer bagajından çıktığı arabanın sahibi olan adam pekte masum değilmiş. Seri katil olduğu anlaşılan bu adam, Emma nın bu suç çetesinin elinde olduğunu öğrenince yeni bir av başlıyor... Çok iyi değildi ama benim gibi gerilim seven ve kanlı sahneleri kaldırabilenler için idare eder.



Dr. Dolittle ı da izledim ama hakkında ne düşüneceğimden emin değilim. Hayvanların konuşmaları çok komikti. Yine de daha ciddi bir macera bekliyordum ben. Bazı şeyleri gözden kaçırdığımı düşünüyorum.  Tekrar izleyip ona göre bir şeyler yazmak istiyorum.

Siz neler izliyorsunuz?

(Resimler alıntıdır.)

24 Mayıs 2020 Pazar

The Victim's Game ve House M.D. (Dizi Tanıtımı)




The Victim's Game (1 Sezon)


Konusu; Asperger sendromu olan bir adli tıp uzmanının, araştırdığı bir olay yerinde, kızına dair bir ipucu bulmasıyla olayı kendi imkanlarıyla araştırmasını anlatıyor. Asperger sendromu nedeniyle diğer insanlar tarafından dışlanan adlı tabibimiz, işin iç yüzünü öğrenmek için bir muhabirle birlikte araştırmaya koyuluyor. Yeni cesetler, yanlış isimler ve yeni ipuçları... Ve katilimiz kurbanlarının son dileklerini yerine getiriyor.
 Konuyu görünce başlayayım dedim. Çin yapımı olduğunu bilmiyorum. Benim için fark etmiyor gerçi.

Ama şunu söyleyeyim bu diziyi herkes izleyemez. Çürümüş cesetler, intihar olayları var. Herkesin midesi kaldırmayabilir.

Dizinin soğuk bir havası var ama ruhsuz değil. Ben beğendim. Cinayetler için yapılan planlama çok iyiydi. Finali de tatmin ediciydi. Bir göz atın derim.

17 Aralık 2019 Salı

Bir Bedenin Gerçeği - Alexandria Marzano-Lesnevich (Tanıtım ve Yorum)





Baştan uyarayım; kitapta düzenli bir zaman aralığı olmadığı için ve herşeyin çözüldüğü bir finale sahip olmadığı için spoiler vermeden anlatmak çok zor. Spoiler vermemek için çok uğraştım ama bu kitap hakkında uzun uzun yazmak istediğim için ne kadar başarılı olduğum tartışmaya açıktır. ^^ 

Kitabın konusu, yazarın kendi hukuk stajı sırasında karşılaştığı bir olay üzerine, çoğunlukla gerçeklere dayalı, bazı yerlerde hayal gücüyle süslenmiş bir olay. Yazar idam karşıtı olmasına rağmen, bu olayda katilin ölmesini istiyor oluşu, kendisini büyük bir çelişkiye sokmuş. Ve bu kitabın yazımı on yıl sürmüş. Kitabın başında kitabın yazım sürecinden ve kaynaklarından bahsediyor.

Kitabımız, müvekkilinin idam cezasına karşı bir stajyer avukatın, müvekkilinin itirafını duyması, mesleğini ve kendini sorgulamasıyla başlıyor. Davanın konusu ise küçük bir çocuğun öldürülmesi.
İlk otuz sayfada Jeremy nin komşularının evinde oda kiralayan Ricky tarafından öldürüldüğünü öğreniyoruz. Ricky nin eskiye dayanan çocuk tacizi içeren sicili var. Jeremy nin tacize uğrayıp uğramadığı bilinmiyor.

Kurgu, bir yandan 1992de Jeremy nin ortadan kaybolmasıyla başlayıp, komşuları Ricky Langley tarafından öldürüldüğü olayı anlatıyor. Diğer yandan 1983 te baş karakter olan avukatın(yazarın) başından geçen olayları anlatıyor. Avukatın geçmişinde büyük bir travma saklı, bunu  her sayfada hissettiriyor yazar. Ama sürekli mutlu günlerini anlatıyor.O travmayı anlatmayı hep erteliyor gibi hissettim. Büyük bir travma atlatmış biri için bu durum tutarlı ama bir parça sabrını zorluyor insanın. Geçmişinden bu güne kadar peşini bırakmayan bu olayı 100 sayfa sonunda öğreniyoruz. Umarım yazar, gerçekten böyle bir olay yaşamamıştır. Umarım bu olay kitabın hayali bölümlerindendir. Fakat ilerleyen sayfalarda öğreniyoruz ki, bu olayı gerçekten yaşamış ve bundan

31 Aralık 2018 Pazartesi

Kafes - Josh Malerman (Tanıtım ve Yorum)





Yazarımız Josh Malerman ın diğer kitabı Kırmızı Piyano yu yılın ortalarında okumuştum. Karakterleri sevemediğimden bir hayli ilginç bir konuya sahip olsa bile kitabı sevememiştim. Bu nedenle Kafes i okumayı sürekli erteliyordum.Lakin filmi çıkınca izlemeden okuyayım dedim. Gerçi kitabı okuyup filmi izleyenlerden duyduğum kadarıyla film-kitap ikilisi pekte uyuşmuyormuş.




27 Aralık 2018 Perşembe

Kurtulan Kızlar - Riley Sager (Tanıtım ve Yorum)


Tüylerinizi diken diken edecek, sizi hop oturup hop kaldıracak bir kitap tanıtımiyla karşınızdayım.


Üç büyük katliamdan kurtulan üç kızımız var. Hani hafta sonu kampa yada bir av evine giden gençlerin teker teker öldürüldüğü korku filmlerinde hayatta kalmayı başaran kişiye atıfta bulunarak, medya bu kızlarımıza  Kurtulan Kızlar adını veriyor.

Birinci Kurtulan Kızımız; Lisa. Arkadaşlarıyla birlikte kaldığı yurt evinde yaşanan o korkunç katliama rağmen inadına hayata tutunan, üniversiteye devam eden, kitap yazan, kurban etiketini kabul etmeyip, inadına tv programlarına çıkıp yaşadıklarını anlatan biri.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...