BCP (Blogları Canlandırma Projesi) kapsamında her ay bir tema belirliyoruz ve o temaya uygun film-dizi-kitap üçlüsünden en az birini izliyor-okuyoruz. Ay sonunda yorumlarımızı yayınlayıp, birbirimizin bloglarını ziyaret ederek trafiği ve aktifliği arttırmayı planlıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayın. Etkinliğe katılmak isterseniz yorumlarda belirtin. :) (Etkinliğe katıldıysanız diğer üyelerin yazılarına yorum bırakmayı unutmayın. Yazı yayınlamasanız dahi vakit bulduğunuzda grup üyelerinin yazılarına uğramayı ihmal etmeyin.)
Aralık ayının teması; zaman yolculuğu ve paralel evrendi. Bu tema sayesinde geçen sene ilk kitabını okuduğum Hayalevi Kralları serisinin ikinci kitabını okudum. İlk kitabın konusundan kısaca bahsedeyim;
İlk kitap Karanlık Gölgeler Evi; Yeni taşındığınız kasabada, mutfakta konuşan birinin sesi üst kattan geliyorsa, yürüyen birinin ayak sesleri azalıp artmadan sabit bir şekilde duyuluyorsa, tozla kaplı zeminde babanızın ayağının iki katı büyüklüğünde bir ayak izi buluyorsanız o evi satın almak konusunda bir kez daha düşünmelisiniz. Bu evde, farklı diyarlara açılan bir sürü kapının olduğu bir koridor var. Dilerseniz bu diyarları ziyaret edebilirsiniz. (Dikkat; Can güvenliğiniz koruma altında DEĞİLDİR.) Kulağa hoş geliyor. Peki o diyarlardan sizi ziyarete gelebilecek sürprizlere ne demeli? Bu ziyaretçilerin hepsi de iyi niyetli olamaz değil mi?
İkinci kitapta olaylar kaldığı yerden devam ediyor.
Xander(15), David(12), küçük Toria(9) ve babaları, tavandaki gizemli odalardan geldiğini bildikleri gizemli bir adam tarafından kaçırılan annelerini bulmak için kolları sıvıyor. Ama o iş o kadar kolay olmayacak. Çünkü bu gizemli ve ürkütücü koridorda yirmi kadar kapı var. Her kapının ardında bir oda bulunuyor ve her odada başka bir yere, zamana açılan birer kapı bulunuyor. Odada bulunan eşyalardan bir kaçını giyip, üzerinizde taşırsanız o vakit bu gizemli kapı açılıyor. Ancak o kapının ardında neyle karşılaşacağınız belirsiz. Bir savaşın ortasında kalabilir, kendinizi Amazon ya da kutuplarda bulabilirsiniz. Ve odalar sürekli değişiyor.
Annelerini kurtarmak isteyen ailemiz, odaları incelemeye ve plan yapmaya karar veriyor. David ise biraz aceleci davranıp bir kapıyı açtığında kendini tankların ve askerlerin ateş ettiği yıkık dökük bir evde buluyor. Bu savaşta şahit olduğu vahşetin ruhunda açtığı yaralarla geri dönüyor.
Xander hala babasina öfkeli. Çünkü babasının bu ev ile geçmişini yeni öğrendi. Ama artık gerçeklerle yüzleşme vakti. Annelerini bulmak için tüm aile birlik olmalı ve bir plan yapmalılar.
Annelerinin ortalıkta gözükmemesi birimlerinin dikkatini çekiyor. Bu arada milattan önce bir prensi öldürmek için emir alan bir suikastçı ve ailemizi evden atmak isteyen zengin ve tehlikeli bir adam bizimkiler için işleri iyice zorlaştıracak.
İlk kitap gibi bu kitabı da sevdim. Ama bu kitapta Xander, aksi ve başına buyruk tavırlarıyla çok fazla gözüme battı. Yine de finali fazlasıyla merakta bırakıyor insanı. Ortaokuldan itibaren herkesin okuyabileceği bir seri.
Bu arada Blogları Canlandırma Projesi olarak bir seneyi ardımızda bıraktık. 2022 ile beraber yeni temalar ile projemize devam edeceğiz. Katılmak isterseniz haber verin. :)



