30 Ocak 2020 Perşembe

Oyun Bozan - James Dashner (Tanıtım ve Yorum)




Dikkat: serinin ikinci kitabı olduğu için ilk kitap hakkında spoiler içerir.


Michael, öğrendiği gerçekle şok olmuş bir halde kendisine yabancı bir odada uyanır. Artık bambaşka bir bedenin içindedir ve bunu kabullenmek hiç kolay değildir.
Bir şeyleri düzeltmek için yola çıkmadan önce bu yabancı beden hakkında bilgi sahibi olmak zorundadır. Evi araştırdığında , iki çocuklu bir ailenin oğlu olan Jackson Porter olduğunu öğrenir. Kafasındaki karışıklığa hiç bir çözüm bulamayınca, en iyi yaptığı şeyi yapıp SanalAğ a bağlanır. Burada daha fazla bilgi bulması mümkündür.

Derken evin kapısı büyük bir gürültüyle kırılır. Sevgili Kaine(!), Michael ı alması için iki kişi yollamıştır. Michael bu adamlarla Kaine doğru yol alırken bir ara metroda onlardan kaçmayı başarır. Şimdi Kaine onu tekrar bulmadan önce kendini güvende hissedeceği yegane kişilerin yanına gitmelidir. Sarah ve Bryson ... Arkadaşlarına aslında bir Tanjant(program) olduğunu ve Kaine in onu bir bedene yüklediğini nasıl anlatacağını bilemese de (kendisi bile henüz bunu kabullenememişken) yola düşer. Sarah ın yanına vardığında ona kendisinin Michael olduğunu kanıtlaması gerekir. Bu sırada Kaine boş durmaz ve Michael i zor durumda bırakmak ve kendisine yardım etmesini sağlamak için her türlü zorluğu çıkarır.

Bir araya gelebilmek için SanalAg a yaptıkları son yolculukta Kaine onları bulur ve kendilerine katılmazlarsa burada olduğu gibi gerçek hayatta da öleceklerini söyler. Son anda kurtulan kahramanlarımız gerçek hayatta Kaine savaş açarlar. Ama eski destekçileri kahramanlarımıza sırtını döndüğünde ve Kaine nin insanlara yüklediği Tanjantların sayısı bir bir artmaya başladığında işler içinden çıkılmaz bir hal alır.


Kitap baştan sona aksiyon dolu. Kurgu da güzel ama beni neden kendine bağlayamadı, bilemiyorum. Kitaptaki tehlike büyük ama kendimi bir türlü inandiramadim. Kurgudan mı, benden mi kaynaklanıyor bilmiyorum. Yok yani, çokta telaş etmedim okurken. Karakterlerin başına gelmeyen kalmadı, gerilmedim   bile. Kurgu iyi de, karakterlerle empati kuramadım bir türlü. Karakterler "ergen çocuklar" ve "günü kurtaran dahiler" kalıpları arasında sıkışıp kalmıştı. "Pek çok genç yetişkin kitabında da böyle değil mi?" dediğinizi duyar gibiyim. Evet öyle gerçekten. Ama bir kaç paragrafta bir karakter değiştiriyorlar sanki. Ciddiye alamadım karakterleri. Sanırim yanlış zamanda okudum.
Warcross da kodlama, sanal gerçeklik dozu iyi ayarlanmıştı. Bu seride yoğun bir kodlama trafiği var. Bu konulara merakınız yoksa benim gibi kendinizi olayları çok uzaktan izliyormuş gibi hissedebilirsiniz.

Kitabın sonlarına doğru ortaya çıkan gerçekleri açıkçası önceden tahmin etmiştim. Pek şaşırmadım. Ama son sayfada karşıma çıkan isim beni gerçekten gülümsetti.





2 yorum:

  1. İlk kitabı okumadım ama bu kitapta karakterle özdeşememiş gibisin, muhtemelen seriyi okumam. Yorumun için teşekkürler ☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Malesef ki öyle oldu. Karakterler konusunda sanki bir şeyler sürekli havada kaldı.
      Asıl ben teşekkür ederim. 😊

      Sil

Tasarlamak gerçek bir şeydir; açığa vurulmuş düşler denenmiş demektir.
(İnci - John Steinbeck)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...